Türkiye'nin siyasi ve kültürel hayatına derin izler bırakmış olan Ahmet Güryüz Ketenci, Cumhuriyetçi ve Atatürkçi ilkelerinin ardında duran, gençliğe armağan ettiği sayısız fedakarlıkla adını altınla yazdıran bir düşünür ve aktivist olarak hayatına veda etmiştir. Özellikle 1960’dan sonraki dönemde, gençlerin zihninde şekillenen devrimci düşünceyi temsil eden önemli bir figür olarak öne çıkmıştır. Onun kaybı, ülkemizin ilerici kimliğinin bir parçası olan değerli bir figürün yitirilmesi anlamına gelmektedir.
Ketenci'nin hayatı, eğitim ve siyasi aktivizmle iç içe geçmiş bir çizgide ilerlemiştir. Çayeli'nde 1938 yılında doğan, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun olan Ketenci, Türkiye Milli Talebe Federasyonu (TMTF) gibi gençlik örgütlerinin önde gelen isimlerinden biri haline gelmiştir. TMTF Genel Başkanlığı, Türkiye Milli Gençlik Teşkilatı Genel Yönetim Kurulu'ndaki görevleri ve Türk Devrim Ocakları Genel Başkanlığı, onun devrimci misyonunu ve gençliğe olan bağlılığını daha da pekiştirmiştir. Aynı zamanda, CHP'nin İstanbul il teşkilatında görev yaparak siyasi arenada da önemli bir rol oynamıştır. 20 ve 22. dönemlerde İstanbul milletvekili olarak meclise gönderdiği temsilciliklerle, ülkesine hizmet etme çabasını hiç terk etmemiştir.
Ancak Ketenci'nin mirası, sadece siyasi faaliyetleriyle sınırlı kalmamıştır. Onun Atatürkçülüğü, cumhuriyetçiliği ve devrimciliği, sadece bir ideolojiye bağlı kalmaktan öte, ülkesine ve halkına olan sorumluluk bilincini temsil ediyordu. Siyasette etik ve ahlaki değerlerin korunmasının önemini vurgulayan Ketenci, bu konuda da örnek bir davranış sergilemiştir. O dönemde, “Kürt meselesi” olarak adlandırılan sorunların çözümü için tartışmaların başladığı 2013 yılında gündeme gelmiş olan konuların, günümüzde de tartışılmaya devam edilmesi, onun öngörüsünün bir göstergesi olarak kabul edilebilir. Aynı zamanda, dünya tahvil piyasalarındaki dalgalanmalar ve borç krizleri gibi küresel sorunlara da dikkat çekerek, bu konuların çözülmesinde önemli bir rol oynamıştır.
Ahmet Güryüz Ketenci'nin kaybı, Türkiye'nin siyasi ve kültürel hafızasında derin bir boşluk bırakmıştır. Onun değerleri ve mirası, gelecek nesillere ilham kaynağı olmaya devam edecektir. Siyasetteki etik ve ahlaki standartların korunması, Ketenci'nin düşüncelerinin en büyük ifadesi olacaktır. Bu nedenle, onun hayatı ve çalışmaları, hepimizin üzerinde düşünmesi ve takip etmesi gereken önemli bir örnektir.