Üsküdar’ın siyasi sahnesinde şaşırtıcı bir dönüşüm yaşandı. Uzun yıllardır CHP’nin elinde olan belediye yönetiminin koltuğu, dört tur boyunca süren yoğun mücadele sonrasında AKP’ye geçti. Bu beklenmedik sonuç, hem siyasi analistleri hem de seçmenleri şaşkınlığa uğratırken, Üsküdar’da yeni bir siyasi dönemin kapıları aralanmış oldu. Seçim sürecinin karmaşıklığı, partilerin stratejik hamleleri ve yerel halkın tepkileri, bu dönüşümün temel nedenlerini oluşturuyor.

Başlangıçta, CHP’nin adayı Sibel Tan Çetinkaya ile AKP’nin adayı Dündar Ziya Gültekin arasında kıyasıya bir mücadele yaşanıyordu. İlk turda oluşan 21-19’luk fark, ikinci turda Gültekin’in 22 oyuna yükseldi ancak CHP-YENİ Parti ittifakı 20 oyda kaldı. Üçüncü ve dördüncü turlarda yaşanan oy kayıpları ve meclis üyelerinin geçici olarak ayrılması, AKP’nin lehine bir dengenin oluşmasına katkıda bulundu. Bu durum, seçimlerin sonuçlarını yeniden şekillendiren ve belediyenin kontrolünü AKP’ye kavıştıran bir operasyonun parçası olarak değerlendirilebilir.

Seçim sonuçlarının açıklanmasının ardından Üsküdarlılar sokaklara dökülerek protestolarını sürdürdü. “Hırsızlar”, “AKP halka hesap verecek” ve “Bu daha başlangıç mücadeleye devam” sloganlarıyla yürüyüşleri, yerel yönetimdeki değişimle ilgili duydukları hayal kırıklığını ve tepkilerini dile getiriyor. Bu durum, seçmenlerin siyasi memnuniyetsizliğinin ve değişim arayışının bir göstergesi olarak yorumlanabilir. Ayrıca, seçimin ardından CHP’li ve YENİ Partili meclis üyelerinin belediyeye alınması sürecindeki zorluklar ve çevik kuvvetin kapıya getirilmesi gibi olaylar, seçim sonrası gerilimin boyutunu gözler önüne seriyor.

Seçim sürecinde yaşanan olaylar, sadece siyasi sonuçları değil, aynı zamanda bireysel dramaları da ortaya çıkarmış durumda. YENİ Parti İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik’in, transfer edilen meclis üyesi Ayhan Aydın’ın yaşadığı travmatik deneyimi, seçimlerin ardındaki karmaşıklığı ve siyasi hesapların insan hayatını nasıl etkileyebileceğini çarpıcı bir şekilde gözler önüne seriyor. Aydın’ın “beni savcı tutuklamayla tehdit etti” şeklinde anlattığı olay, seçim sonrası gergin atmosferi ve siyasi baskıyı somutlaştırmaktadır. Ayrıca, dört meclis üyesinin İstanbul dışına götürülmesi, seçim sonrası güvenlik önlemlerinin ve siyasi risklerin boyutunu da ortaya koymaktadır. Bu karmaşık süreç, Üsküdar’da yeni bir siyasi dönemin başlangıcı olarak değerlendirilebilirken, aynı zamanda Türkiye’deki yerel yönetimlerin dinamiklerini ve siyasi hesapların insan hayatındaki etkilerini de tartışmaya açmaktadır.”}çıkarsama oyunu