Denizlerin karanlık sularında yaşanan yıkım, sadece bir geminin batmasıyla sınırlı kalmadı; aynı zamanda uzun süren ihmallerin ve güvenlik önlemlerinin göz ardı edilmesinin acı sonuçlarını da gözler önüne serdi. KKTC’nin Girne Limanı’ndan kalkan Filo Jet, Mersin Taşucu Limanı’na doğru seyir halindeyken, 268 yolcusuyla birlikte alabora olarak büyük bir faciaya yol açtı. Sigorta eksperlerinin hazırladığı rapor, bu trajedinin ardındaki zinciri kırarak, yolcu gemisinin sefere elverişli olmadığı halde denize açılmasının, teknik açıdan güvenli olmayan bir katamaranın riskli bir şekilde kullanılması ve mürettebatın yetersiz eğitimi gibi ağır ihlalleri ortaya koydu.
Rapor, geminin kısa süre önce yaşanan şiddetli bir fırtınada ağır hasar gördüğünü ve gövde yapısında çatlaklar oluştuğunu gösteriyor. Bu durum, geminin seyir güvenliğini tehlikeye atarak, yolcu taşımaya devam etmesine neden oldu. Özellikle, olumsuz hava koşullarına rağmen kalkış izni verilmesi, mürettebatın “bir şey olmaz” yaklaşımı ve kaptanın ısrarla yola devam etmesi gibi faktörler, can kaybı riskini daha da artırmıştı. Geminin 12 yıl önce bir kazada hasar gördüğü ve daha sonra onarıldığı bilgisi de soruşturma dosyasına eklenerek, bu facianın ardındaki karmaşık tabloyu daha da derinleştiriyor.
Ancak bu trajedinin en şok edici yönlerinden biri, geminin aslında göllerde yüzmesi için inşa edilmiş olmasıydı! Deniz ortamına tamamen uygun olmayan bir teknenin, yolcu taşımacılığı amacıyla denize açılması, ne yazık ki, bu felaketin temel nedenlerinden biriydi. Geminin kaptanı Mustafa Öz’ün, Honduras’tan alınan ve 2 yıl önce alınmış, 2029 yılına kadar geçerli olan bir kaptanlık belgesiyle görev yaptığı da dikkat çekici bir detaydı. Bu belgenin KKTC’de geçerliliği bulunurken, Türkiye’de geçerliliği olmadığı vurgulanıyor. Geminin batış anında yaşanan hızlı su alması, gövdede patlama meydana gelmesine ve yolcuların can yelekleri olmadan denize atılmasına yol açmıştı. Mürettebatın eğitim eksikliği, tahliye planının uygulanmaması ve yolculara bilgi verilmemesi gibi faktörler, bu trajedide hayatını kaybedenlerin sayısını artırmıştı.
<Soruşturma, liman çıkış izni veren kamu görevlileri üzerinde de baskı yaratırken, soruşturmanın seyrinin bu raporla daha da derinleştirilmesi bekleniyor. Yetkililer, geminin sefere çıkmasına hangi belgelerle izin verildi, 12 yıl önceki kazadan sonra hangi onarımlar yapıldı ve onarım sonrası hangi kurum kontrol etti gibi sorulara yanıt ararken, aynı zamanda cankurtaran botlarına erişimde yaşanan sorunların da nedenlerini araştırmakta.
Bu trajedinin ardından, TCG Işın gemisi tarafından gönderilen uzaktan kumandalı insansız dip tarama aracı, 1000 metreye kadar tarama yaparak batığın yerini tespit etmeye çalışıyor. KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, olay yerini yerinde gözlemleyerek, batık geminin yerinin 550 metre derinliğinde tespit edildiğini duyurdu. Bu durum, arama kurtarma çalışmalarının hızlanmasına ve sorumluların belirlenmesine katkı sağlayacak.