TBMM'nin Genel Kurulu'nda kabul edilen ve yasal düzenlemelerle güncellenen Çocukları Koruma Kanunu Teklifi, özellikle suç işlemeye başlama riskini taşıyan gençlerin kaderini belirleyen önemli bir dönüm noktası oluşturuyor. Kanun, suç mağduriyetiyle karşı karşıya kalan çocukların, hukuki süreçlerde daha şefkatli bir yaklaşımla değerlendirilmesini hedefliyor. Teklif, ateşli silahlarla ilgili düzenlemelerden, ceza sorumluluğunun belirlenmesine ve infaz süreçlerinin yeniden yapılandırılmasına kadar geniş kapsamlı değişiklikler içeriyor.

Özellikle ateşli silahların yanlış ellere geçmesini önlemeye yönelik düzenlemeler, 12-15 yaş aralığındaki gençlerin suç işlemeleriyle ilgili riskini azaltmaya odaklanıyor. Bu aralıktaki bireylerin, eylemlerinin hukuki sonuçlarını anlama kapasitesinin henüz tam olarak gelişmediği kabul edilerek, ceza sorumluluğu uygulanmamakla birlikte, olası riskleri ortadan kaldırmak amacıyla güvenlik tedbirleri alınacak. Suçun işlendiği derecesine göre 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası uygulanabilecekken, ağır suçlarda bu ceza önemli ölçüde artırılacak. Hâkimin, çocukların yaşlarını dikkate alarak, üst yaş grubunun ceza rejimini uygulama yetkisi, adalet sisteminin esnekliğinin bir göstergesi olarak kabul ediliyor.

15 yaşını aşan ancak 18 yaşını tamamlamamış gençlere yönelik cezai yaptırımlar ise, suçun ciddiyetine göre 19 yıldan 27 yıla kadar hapis cezası ile sınırlandırılacak. Bu dönemde, diğer cezalarda üçte bir oranında indirim uygulanacak ve her bir fiil için verilecek hapis cezası 15 yılı geçemeyecek. Özellikle kasten öldürme, ağır yaralama gibi suçlarda, kusurun ağırlığı ve suçun işlenme şekli gibi faktörler dikkate alınarak, yaş indiriminin uygulanmaması kararlaştırılacak. Bu yaklaşım, gençlerin hatalarından ders çıkarması ve topluma yeniden entegre edilmesi için bir fırsat sunmayı amaçlıyor.

Kanun, sadece cezai yaptırımları değil, aynı zamanda infaz süreçlerini de yeniden şekillendiriyor. Çocuk eğitimevleri yerine, çocuk kapalı ceza infaz kurumlarının kullanılması, gençlerin rehabilitasyon süreçlerinin daha etkili bir şekilde yürütülmesini sağlayacak. Ayrıca, iyi hâlli olduğu belirlenen çocukların, psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacılar tarafından değerlendirilerek, eğitimevlerine ayrılabileceği bir mekanizma oluşturulacak. Kasıtlı suçlardan toplam 3 yıl veya daha az hapis cezası alan çocuklar, doğrudan eğitimevlerinde infaz edilecekken, belirli suçlarda (cinsel suçlar, uyuşturucu ticareti vb.) 15 yaşını dolduruncaya kadar infaz kurumlarında geçirecekleri her gün, 2 gün olarak sayılacak. Bu yenilikçi yaklaşım, adalet sisteminin gençlere karşı daha şefkatli ve rehabilitasyon odaklı bir tutum sergilemesini hedefliyor.