Türkiye’nin dört bir yanındaki büyükşehirlerde bir acınası durum yaşanıyor. Nüfus artışının yarattığı baskı ve artan yaşam maliyetleri, ölümün bile bir bedeli olmasına neden oluyor. Mezarlık yerleri, artık sadece toprağın değil, aynı zamanda ciddi bir finansal yükün de temsilcisi haline geldi. Bu durum, ailelerin son vasiyetlerini yerine getirme çabalarını zorlu bir sınavın altına sokuyor.

İstanbul’un lüks mezarlıklarında yaşanan fiyat artışı, bu endişeli tabloyu daha da çarpıcı bir şekilde ortaya koyuyor. 1’inci gruptaki mezar yerleri, geçen yıla göre 3 kat zamlanarak 334 bin 898 liradan 1 milyon 116 bin 632 liraya yükseldi. Bu artış, sadece lüks mezarlıklar için değil, tüm şehirlerdeki mezarlık yerleri için bir örnek teşkil ediyor. Mezarlıkların kapasitesi dolduğu için, cenazelerin memleketlerine götürülmesi bile, aileler için büyük bir mali yük oluşturuyor.

Bu durum, diğer büyük şehirlere de yayılarak İzmir’de 200 bin lira seviyesine ulaşan aile mezarlığı fiyatlarını ve Ankara’da 75 bin lira ile 89 bin 536 lira arasında değişen aile kabristanlık ücretlerini beraberinde getirdi. Mezar yerlerine olan talep, arzın çok üzerinde kalmaya devam ediyor. Bu da, vatandaşların son vasiyetlerini yerine getirme arzusunu ciddi şekilde etkiliyor.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi, bu zorlu koşullarda vatandaşlara destek olmak amacıyla gasilhane, kefenleme, tabut ve il dışı nakil hizmetlerini ücretsiz sunuyor. Ancak, fiyatların artışıyla birlikte bu destek bile, birçok ailenin bütçesini zorluyor. Bu durum, ölümün doğal bir döngüsü içinde bile, ekonomik engellerin yarattığı adaletsizliğin acı bir örneğini oluşturuyor. Mezar yerlerinin fiyatlarındaki bu dramatik artış, sadece bireysel bir sorun olmakla kalmayıp, toplumsal bir endişe kaynağı oluşturuyor.