Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Kaşif Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin başlattığı soruşturma, ‘Kurtlar Vadisi’nin senarist ekibiyle yeni bir döneme işaret ediyor. Raci Şaşmaz, Bahadır Özdener ve Cüneyt Aysan’ın tanık sıfatıyla verdiği ifadeler, dizinin gerçeklikle olan bağı ve iddiaların ardındaki motivasyonları yeniden gündeme taşıyor. Senaristlerin açıklamaları, ölümün dramatik bir anlatı aracı olarak kullanılması ve kamuoyunda oluşan beklentilerin sorgulanmasına yol açıyor.
Şaşmaz’ın ifadesinde, ‘Kurtlar Vadisi’nin, toplumun karmaşık yapısını yansıtan bir öykü anlatıcılığı olduğu ve açık kaynaklardan elde edilen bilgileri, izleyiciye sunulabilir bir formata dönüştürerek kamuoyunun dikkatini çekmeyi amaçladığı’ vurgulanıyor. Dizinin karakterleri, istihbarat içerisindeki çatışmaları simgeleyen kurgusal figürler olarak yaratılmış, ancak ölüm gibi dramatik bir sonla hikayelerinin sona ermesi, dizinin gerçeklikle ilgisiz bir anlatı formunu pekiştiriyor. İskender Büyük karakteri örneği de, dizide öldürülen ama ilham kaynağı olduğuna inanılan gerçek bir figürle örtüşmesi bakımından dikkat çekici bir örnek teşkil ediyor.
Senaristlerin, dizinin şiddet ve bilgi temelli suçlamalarla karalaşması karşısında duyduğu rahatsızlığı dile getirmesi, ‘Kurtlar Vadisi’nin’ uzun yıllar boyunca sürdürdüğü tartışmalara bir yenisini ekliyor. Şaşmaz, dizinin herhangi bir yasa dışı güç veya suç örgütüyle bağlantısının olmadığını, tamamen kurgusal bir yapıt olduğunu ve karakterlerin ölümüyle konunun sona erdiğini savunuyor. Ayrıca, FETÖ’cü Ali Fuat Yılmazer’in senaryoya müdahale ettiğine dair iddiaları da şiddetle reddederek, bu türden iftira haberlerinin tamamen temelsiz olduğunu belirtiyor.