Türkiye siyasetinin son dönemlerindeki dönüşümü ve mevcut yönetim tarzının etkilerini değerlendiren YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Fransa merkezli Le Figaro gazetesine özel bir değerlendirme yaptı. Özel, Türkiye'nin 21. yüzyılın getirdiği karmaşıklıkta, otoriter yönetim biçimlerinin nasıl şekillendiğini gözler önüne seren bir örnek olarak öne çıkardığını savundu. Bu durum, demokratik normların adım adım erozyonuna işaret eden bir sürecin somut bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.
Özel’in analizinde, Avrupa’nın uzun yıllar boyunca deneyimlediği benzer süreçler tekrarlanırken, Türkiye’de yargı bağımsızlığının zayıflaması, medya üzerindeki hükümet kontrolünün artması ve basın özgürlüğünün kısıtlanması gibi konulara odaklanıldı. Gazetecilerin, protesto gruplarının ve hatta muhalefet partilerinin temsilcilerinin, yargı süreçleriyle karşı karşıya kalması, temel bir demokrasinin vazgeçilmez unsurlarının yok sayılması olarak yorumlandı. Ayrıca, kamuoyunu etkileme ve yönlendirme kapasitesine sahip şirketlere el konulması, otoriter yönetimin yaygınlaştığının kanıtı olarak değerlendiriliyor.
Özel, muhalefetin de giderek artan bir baskı altında olduğunu ve belediyelerin yönetimi konusunda önemli ölçüde kısıtlamalarla karşı karşıya kaldığını vurguladı. Ekrem İmamoğlu gibi isimlerin tutuklanması, bu durumun en belirgin örneği olarak sunuldu. Genel olarak, iktidarın, rakiplerini sadece siyasi arenada yenmeye çalışmak yerine, kimin kendisine karşı çıkabileceğine dair önceden kararlar alarak, bir kontrol altında muhalefet yaratma stratejisi izlediği belirtiliyor.
Özgür Özel’in Le Figaro’daki yazısı, iktidarın temel amacının, sadece muhalefeti bastırmakla kalmayıp, aynı zamanda onu belirli sınırlar içinde tutarak, iktidarın meşruiyetini güçlendirmesi olduğunu açıkça ortaya koyuyor. Bu yaklaşımda, muhalefetin sesini duyurma ve toplumsal tartışmaları yönlendirme kapasitesi tamamen ortadan kaldırılıyor. Böyle bir sistemde, ‘kontrol altında bir muhalefet’ kavramı, aslında iktidarın gücünü meşrulaştıran ve demokratik değerlerin erozyonuna katkıda bulunan bir strateji olarak değerlendiriliyor.