Türkiye ekonomisi, 2025 yılına enflasyonun etkileri ve artan konkordato/iflaslarla girmişti. TÜİK’in hazırladığı ‘2025 Yılı Sektör Bilançoları İstatistikleri’ adlı kapsamlı çalışma, iş dünyasının uzun süredir üzerinde yakından çalıştığı borç yükü ve karlılık oranlarını somut verilerle ortaya koydu. 1 milyon 150 bin 191 işletmeyi kapsayan bu analiz, toplam net satış hacminin 107.7 trilyon lirayı aştığını gösterdi, bu da sektörlerdeki canlılığı ve talebi işaret ediyor.
Ancak bu genel tabloya bakıldığında, şirket başına düşen ortalama karın 1.9 milyon lira olması, KOBİ'ler ve daha küçük ölçekli işletmeler için ciddi bir uyarı sinyali oluşturuyor. Toplam kârın büyük bir bölümünün, dev sanayi kuruluşları ve holdingler tarafından elde edilmesi, KOBİ'lerin rekabet gücünün zayıfladığını ve ekonomik dengenin bu yapı tarafından şekillendirildiğini gösteriyor. Ülke genelindeki 2.23 trilyon liralık net karın, sanayi devi İSO 1000 şirketleri tarafından neredeyse tamamen (486.6 milyar lira) karşılanması, KOBİ'lerin bu sektördeki konumunun ne kadar geride olduğunu net bir şekilde ortaya koyuyor.
Bilançoların detaylarına bakıldığında, toplam aktif büyüklüğünün 123 trilyon 970 milyar lira, öz kaynaklarının 56 trilyon 741 milyar lira ve toplam borçların 67 trilyon 229 milyar lira olduğu görülüyor. Bu veriler, şirketlerin finansal yapısının karmaşıklığını ve borç yükünün büyüklüğünü gösteriyor. İmalat sektörü, 873 milyar 989 milyon lira ile en yüksek net kârı elde etme başarısı gösterirken, diğer sektörlerdeki karlılık oranları farklılık gösteriyor. Ulaştırma, depolama, gayrimenkul ve konaklama gibi sektörlerdeki zararlar, ekonomik belirsizliğin etkilerini gözler önüne seriyor.
Sektörel analizler, iş gücündeki kayıplarla da sonuçlanıyor. Sanayide bir yılda 179 bin 410 kişi işini kaybetti. İmalat sektörü, 33 trilyon 54 milyar 231 milyon lira aktif büyüklüğü ile sektör lideri konumunu korurken, toptan ve perakende ticaret sektörü 25 trilyon 89 milyar 616 milyon lira ile ikinci, inşaat sektörü ise 11 trilyon 892 milyar 751 milyon lira ile üçüncü sırada yer alıyor. İmalat sektörünün borç yükü de 17 trilyon 628 milyar 292 milyon lira ile zirvede yer alırken, bu durum KOBİ'lerin finansal istikrarı açısından ciddi bir risk oluşturuyor.