Uluslararası fon kaynaklı karmaşık bir operasyonun izleri, son zamanlarda Türkiye'deki LGBT destek derneklerine yönelik yapılan operasyonlarda açığa çıkarıldı. MASAK'ın raporlarına göre, 15 ilde eş zamanlı olarak yürütülen “Ailem Güvende” operasyonları sırasında, 9 derneğe ve 13 işletmeye yönelik kapsamlı bir inceleme yapıldı. Bu inceleme, dernekler arasındaki finansal bağlantıları ve dış kaynaklardan gelen destekleri ortaya koyarken, operasyonun arkasındaki stratejik hedefleri de sorgulamaya açtı.

Operasyonun merkezinde yer alan Kaos GL, SPoD, Pembe Hayat ve ÜniKuir gibi dernekler, uluslararası kuruluşlar tarafından milyonlarca dolarlık maddi destek alıyordu. Bu destekler, SWIFT sistemi üzerinden gerçekleştirilen transferlerle, ILGA Europe, European Endowment for Democracy, German Marshall Fund gibi isimlerin yanı sıra ABD ve Fransa Büyükelçilikleri tarafından da sağlandı. MASAK'ın tespit ettiği bilgilere göre, Kaos GL'ye 3.359.167 dolar, SPoD'a 1.570.692 dolar, Hak Eşitlik Varoluş'a 762.939 dolar, Pozitif Yaşam'a 518.525 dolar, LİSTAG'a 314.220 dolar, Lambda İstanbul'a 103.650 dolar ve Pozitif İz'e 89.138 dolar gönderildi. Bu finansal akışlar, operasyonun sadece dernekleri değil, aynı zamanda İstanbul'un popüler bar mekanlarında faaliyet gösteren jigolo yapılanmalarını da hedef aldı. Stay Bar, Exbar, Cheeky Bar ve diğer mekanlardaki faaliyetler sona erdirildi.

Bu operasyonun, özellikle çocuk ve gençlerin psikolojik ve sosyal gelişimini etkileme potansiyeli konusunda tartışmaların odağı olduğu belirtiliyor. İstanbul Medeniyet Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Akın, LGBT lobilerinin çocuklara yönelik yoğun propagandalarını, çizgi filmler, oyunlar, diziler ve sosyal medya aracılığıyla yoğunlaştırdığını ve bu faaliyetlerin çocuklarda cinsel kimlik karmaşasına yol açabileceğini vurguladı. Akın, bu tür lobilerin arkasında ciddi finansal destekleri olan küresel aktörlerin bulunduğunu ve özellikle çocuk ve gençleri hedef aldığını ifade etti. Bu durum, operasyonun amacının sadece dernekleri engellemekle kalmayıp, aynı zamanda gençlerin düşünce yapısını etkilemek olduğu şeklindeki iddiaları da güçlendirdi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek, operasyonun devam edeceğini ve kararlı bir mücadele yürütüleceğini duyurarak, bu tür destek ağlarına karşı gerekli önlemlerin alınacağını vurguladı. Bu operasyon, Türkiye'deki sivil toplum kuruluşları ve LGBT topluluğu arasındaki ilişkilerde yeni bir dönemin başlangıcı olabilir ve benzer operasyonların gelecekte de yaşanma ihtimalini artırıyor. Bu durum, uluslararası fon akışlarının ve lobist faaliyetlerinin kamuoyunda daha fazla tartışılmasına yol açabilir.