Ünlü müzisyen ve yazar Zülfü Livaneli, 'Yiğidim Aslanım' adlı bestesinin YENİ Parti’nin mitinglerinde kullanılmasıyla ilgili bir açıklama daha yaparak, bu durumun aslında bir tercih meselesi olduğunu vurguladı. Livaneli, bestesinin mitinglerde aşırı tekrarlandığını ve bu durumun eserle özdeşleşmesine rağmen, farklı bir müzik atmosferinin yaratılması gerektiğine inandığını dile getirdi.
Sosyal medya aracılığıyla yaptığı açıklamada, Livaneli'nin talebinin temelinde, mitinglerin coşkulu ve enerjik bir şekilde desteklenmesi gerektiği yattığını belirtti. ‘Yiğidim Aslanım’ın, bu amaca hizmet edecek kadar çeşitli ve dinamik bir parçaya dönüşmediğini düşündüğünü ifade etti. Livaneli, bu durumun, bestenin kendisiyle özdeşleşmesi nedeniyle oluşan bir yanlış algı olduğunu da ekledi ve bu konuda kimsenin bir şeyleri bulmaya çalışma ihtiyası duymaması gerektiğini vurguladı.
Açıklaması dikkatleri üzerine çeken Livaneli, ‘Aslan’ın mitinglerde çalınmaya devam etmesi yerine, toplumun genel coşkusunu ve enerjisini daha iyi yansıtan eserlerin kullanılması gerektiğini savundu. Bu, bestenin gücünden ödün vermeden, mitinglerin daha geniş bir kitleye hitap etmesini sağlayacak bir denge noktası olarak görüldü. Livaneli’nin bu tavrı, sanat eserlerinin kullanımında esneklik ve farklı bakış açılarını değerlendirme gerekliliğini de hatırlatan bir mesaj içeriyordu.
Livaneli’nin bu talebi, müzik ve siyaset arasındaki ilişkiyi yeniden tartışmaya açarken, sanatçıların eserleriyle olan bağlarının yanı sıra, eserlerinin kullanım alanları ve amaçları konusunda da dikkatli olunması gerektiğini gösterdi. 'Yiğidim Aslanım’ın mitinglerde çalınmaması talebi, sanatın sadece bireysel duyguları ifade etmekle kalmayıp, aynı zamanda toplumsal olaylara da katkıda bulunabileceği fikrini destekleyen önemli bir örnek olarak kabul edilebilir.