Yargı sisteminde dikkatleri üzerine çeken bir gelişme yaşanıyor. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, uzun yıllardır devam eden ve FETÖ operasyonları ile bağlantılı olarak yürütülen kumpas davalarının merkezinde yer alan Zekeriya Öz, Cihan Kansız ve Mehmet Yüzgeç’in dosyaları için zamanaşımı talebinde bulundu. Bu talep, davaların düşürülmesini ve sanıkların yargılanmasının sona ermesini hedefliyor.

Mütalaada öne sürülan gerekçeler, sanıkların geçmişteki eylemlerini ve soruşturma süreçlerindeki eksiklikleri yeniden tartışılmasına yol açtı. Özellikle Mehmet Yüzgeç’in dinleme kayıtlarının medyaya sızdırılmaması ve Naci Şerifi Zindaşti’nin ABD’deki gizli görüşmesinin tutanağa geçirilmemesi gibi iddialar, zamanaşımı gerekçesi olarak sunuldu. Bu durum, davaların 8 yıllık sürenin dolmasıyla birlikte hukuki bir kapanış noktasına gelmesini savunuyor.

Ancak bu karara kumpas davalarının mağdurları ve hukuk uzmanları tarafından güçlü bir tepki geldi. Emekli askeri hâkim Ahmet Zeki Üçok, rüşvet suçunun zamanaşımı sürelerinin farklılık gösterebileceğini ve sanıkların görevli olduğu tarihteki kanunların uygulanması gerektiğini vurguladı. Üçok, rüşvet suçunun asli dava zamanaşımının 8 yıl değil, 15 yıl olduğunu iddia ederek, bu durumun sanıkların sorumluluğunun devam etmesi gerektiğine dikkat çekti.

Emekli Amiral Yankı Bağcıoğlu da benzer bir görüşü savunarak, bu kişilerin ordu ve milli güvenlik alanlarında yarattığı zafiyetleri hatırlattı. Bağcıoğlu, bu kişilerin sorumluluklarından muaf tutulmasının kabul edilemez olduğunu belirterek, kumpas davalarının darbe girişimine zemin hazırlayan olaylar olduğunu vurguladı. Bu gelişmeler, hukuki süreçlerin karmaşıklığı ve farklı paydaşların bakış açılarının bir araya geldiği bir zeminde ilerlemeye devam ediyor.