Adalet arayışında Ezgi Apartmanı davası, Ailelerin Birleşik Çıkışı Platformu’nun önünde duruyor. Platform Sözcüsü Döne Kaya ve destekçileri, Ezgi Apartmanı'nda yaşanan trajik olayda verilen karara karşı Adalet Bakanlığı önünde yoğun bir protesto yürütüyor. Bu gösteri, sadece Ezgi Apartmanı ailesinin değil, aynı zamanda 6 Şubat depreminde hayatını kaybedenlerin ve yakınlarının da ortak talebiyle şekilleniyor.
Döne Kaya, protesto sırasında, “Akın Gürlek, Ezgi Apartmanı kararını gördün mü? Ezgi Apartmanı 6 Şubat’ın adalet rezaletine sadece bir örnek, haberin var mı? 6 Şubat’ta adalet böyle mi sağlanıyor, bunun hesabını kim verecek” yazılı devriye taşıyarak, adaletin geciktiğini ve mağduriyetin devam ettiğini vurguluyor. Bu eylem, aynı zamanda Kartalkaya Otel’de yakınlarını kaybedenlerin ve depremde annesini kaybeden Kübra Özyurt’un da desteğini kazanıyor. Bu destek, adalete olan umudu ve dayanışmayı pekiştiriyor.
Cumhuriyet Savcısı’nın yaptığı itiraz, davanın karmaşıklığını ve hukuki süreçlerin uzunluğuna işaret ediyor. Savcı, sanıkların eylemlerinin “olası kastla” değerlendirilmesi gerektiğini, ancak mahkeme heyetinin 8 yıl hapis cezası verdiği belirtiliyor. Savcının itirazında, CMK 100 ve devamı maddeleri uyarınca “kuvvetli suç şüphesi”nin devam ettiği, sanıkların “asli kusurlu” olarak nitelendirilmesi ve yaklaşık 2 seneyi firari geçirmiş olmaları nedeniyle “kaçma riski” nedeniyle adli kontrol tedbirlerinin yetersiz kaldığı savunuluyor. Bu itiraz, sürecin daha da karmaşıklaşmasına ve kamuoyunda adaletin sağlanması konusundaki beklentinin artmasına neden oluyor.
Döne Kaya, Kahramanmaraş 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nin kararı kabul etmediğini ve 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nin kararı incelendiğini hatırlatarak, “Bu iki gün neden önemli? 4. Ağır’ın üst mahkemesi, 5. Ağır Ceza, itirazı şu an inceliyor. Vereceği karar kamuoyu için önemli. Çünkü 6 Şubat depreminde sadece Ezgi Apartmanı yıkılmadı. Binlerce bina yıkıldı, davaları sürüyor. Ve en az 53 bin insan öldü. Bunun hesabını kamu olarak sormak zorundayız. Aksi takdirde tıpkı 1999’dan 24 yıl sonra 6 Şubat’ta öldüğümüz gibi, 20 yıl sonra da bu defa kurban bizim sevdiklerimiz değil, sizin sevdikleriniz olacak. Unutmayın” diyerek, adaletin gecikmesinin insan hayatına mal olduğunu ve sorumluların hesap vermesi gerektiğini bir kez daha vurguluyor. Adalet Bakanlığı önündeki nöbetine devam eden Kaya, kararın hukuki, vicdani ve bilimsel olarak kabul edilemeyeceğini ve bu konuda Adalet Bakanı Akın Gürlek’in kamuoyuyla açıklama yapması gerektiğini belirtiyor.”}p>