ABD Merkezi Haberalma Teşkilatı (CIA), 11 Eylül terör saldırılarının ardındaki olaylara dair yeni bir perdeyi açtı. Gizli tutulan, yıllardır saklı kalan 100'den fazla günlük brifing belgesinin kamuya sunulması, ABD yönetiminin bu kritik döneme girerken El Kaide'nin potansiyel tehditleri konusunda ne kadar hazırlıksız kaldığını gözler önüne seriyor. Bu belgeler, George W. Bush ve Bill Clinton dönemlerinde Beyaz Saray'a sunulan istihbaratın bir kopyası oluşturuyor ve terör örgütünün saldırı planları hakkında yönetime defalarca uyarılmasının kanıtını sunuyor.
Belgelerin en dikkat çekici detaylarından biri, 10 Eylül 1998 tarihli bir brifingde yer alan Usame Bin Ladin'in ifadeleri. Bin Ladin'in, Washington'da kendi topraklarında saldırı yapmayı tercih ettiğinin dile getirilmesi, istihbarat yetkililerinin saldırının gerçekleşebileceği konusunda ciddi bir endişe taşıdığını gösteriyor. Ayrıca, Afrika'daki bombalı saldırılarla bağlantılı El Kaide'nin ABD'ye yönelik uçakla saldırı planları hakkında da bilgi bulunuyor. Bu raporlar, yönetim tarafından yeterince ciddiye alınmadığını ve bu tür tehditlere karşı etkili önlemler alınamadığını ortaya koyuyor.
Diğer belgelerde ise, yıllar boyunca Bin Ladin'in ABD'ye veya yurtdışındaki Amerikan tesislerine yönelik saldırı planları hakkında yapılan uyarılar detaylı bir şekilde yer alıyor. Bunlar arasında, Washington'daki bir alışveriş merkezine yönelik saldırı, nükleer bomba malzemeleri temin etme girişimleri, kimyasal silahlarla saldırı düzenleme çabaları ve adı gizli tutulan bir Amerikalıyı kaçırma gibi tehditler bulunuyordu. 6 Ağustos 2001 tarihli bir istihbarat raporunda, El Kaide üyelerinin yıllardır ABD'de ikamet ettikleri ve saldırılara yardımcı olabilecek bir destek yapısına sahip oldukları belirtiliyordu. Bu bilgiler, saldırının planlanmasında yer alan terör örgütünün ABD'ye olan yakın temasını ve saldırı hazırlıklarının ne kadar ileri mertebeye ulaştığını gösteriyor.
11 Eylül 2001 sabahı New York'un Manhattan bölgesindeki Dünya Ticaret Merkezi'ne yapılan saldırı, bu uyarıların ne kadarının dikkate alındığını gösteren acı bir örnek teşkil ediyor. Kaçırılan dört yolcu uçağının, Los Angeles'a giden American Airlines'a ait uçağın İkiz Kuleler'e çarpmasıyla başlayan olaylar, 2 bin 977 kişinin hayatını kaybetmesine neden olmuştu. Bu trajik olayların ardından, CIA'nın gizli belgelerinin kamuya açıklanması, 11 Eylül'ün ardındaki karmaşık perdeyi kaldırmaya ve benzer olayların önlenmesine yönelik dersler çıkarmaya imkan tanıyor.