İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nın Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’ndaki konuşması için planlanan ABD seyahati, Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin (UCM) aldığı tutuklama kararı nedeniyle büyük bir güvenlik hassasiyetine dönüşmüş durumda. Bu durum, ziyaretin rotasında ve lojistiğinde önemli değişikliklere yol açmış, özellikle de uçuş tercihleri konusunda beklenmedik bir yönelim yaratmıştır. İsrail liderinin, UCM’nin iddialarına karşı çıkarken, ABD’nin de güvenlik kaygılarını gidermeye yönelik adımlar atması, ziyaretin karmaşıklığını artırmaktadır.
Walla haber ajansının edindiği bilgilere göre, Netanyahu’nın uçağı, New York’taki JFK Uluslararası Havalimanı yerine, New Jersey’deki Newark Havalimanı’na iniş yapacak. Bu değişiklik, UCM’nin Başbakan Netanyahu’ya yönelik baskısının bir göstergesi olarak değerlendiriliyor. ABD’li kaynaklar, bu durumun, New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani’nin Netanyahu’ya yönelik eleştirilerinin ve ‘Netanyahu’nun yerinin Lahey olmalı’ gibi ifadelerinin, ABD yönetiminin güvenlik önlemlerini tetiklemesinin bir sonucu olduğunu belirtiyor. Mevcut durumda, havalimanı yönetimiyle yapılan yoğun müzakereler, uçağın güvenliği ve park edileceği alanın belirlenmesi konularında odaklanmaktadır.
Bu süreçte, İsrail Başbakanlık Ofisi ve Netanyahu’nun özel koruma ekibinden oluşan bir heyet dün gece ABD’ye vararak ön hazırlık çalışmalarına başlamıştır. Bu ekip, ziyaretin detaylarını netleştirmek, güvenlik protokollerini gözden geçirmek ve ABD yetkilileriyle koordinasyon sağlamak amacıyla yoğun çaba göstermektedir. Ziyaretin gerçekleşeceği 23 Eylül Çarşamba günü itibarıyla, durumun kontrol altında tutulması ve olası risklerin en aza indirilmesi hedeflenmektedir.
Mamdani’nin Netanyahu’ya yönelik açıklamaları, ziyaretin karmaşıklığını daha da derinleştirmektedir. Belediye Başkanı’nın UCM’nin tutuklama kararını uygulamaya koyma konusundaki retoric’i, İsrail tarafının büyük endişelerini artırmıştır. Netanyahu, Mamdani’nin eleştirilerine karşı, Orta Doğu’daki tek demokrasi olan Yahudi devletinin liderine saldırmakla suçlamasını yanıt vermiş, UCM’nin ABD ve İsrail vatandaşları üzerinde hiçbir yargı yetkisi bulunmadığını savunmuştur. Bu gelişmeler, ziyaretin güvenli ve başarılı bir şekilde tamamlanması için diplomatik çabaların daha da yoğunlaşmasına neden olmaktadır.