Kuzey Kore, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) tarafından düzenlenen son toplantılarda, nükleer denetim ve silahsızlanma çağrılarına cevaben, hükümetin en üst düzey temsilcisi Kim Yo-jong’un sert bir şekilde karşı çıktığı açık bir tutum sergiledi. Bu durum, Pyongyang’ın uluslararası toplumla olan karmaşık ilişkilerinde önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Kim Yo-jong’un, UAEA'nın nükleer denetim çağrılarını ‘şaşırtıcı ve önceden belirlenmiş bir senaryoya dayalı’ olarak tanımlaması, ülkenin nükleer silahların stratejik önemini kabul etmeyeceği yönünde güçlü bir mesaj içeriyor.

Kim Yo-jong, UAEA ve Batı güçlerinin nükleer silahsızlanma konusunda düzenlediği toplantılarla Kuzey Kore’nin devlet çıkarlarını koruma iradesini etkilemeye yönelik girişimlerini reddetti. ‘UAEA ve Batı, ne kadar çaresizce periyodik toplantılar düzenleyip önceden belirlenmiş bir senaryoya göre nükleer silahsızlanma hakkında konuşsalar da Kuzey Kore’nin devletin yüce çıkarlarını savunmak için gerekli tüm önlemleri alma iradesi ve kabiliyeti üzerinde hiçbir etki yaratamazlar’ ifadeleri, ülkenin nükleer programının devam etmesi gerektiği konusunda net bir beyan niteliğinde.

Ayrıca, Güney Kore Birleşme Bakanlığı’ndan yapılan bir açıklama, Kim Yo-jong’un bu tavrının ‘not edildiğini’ belirtti. Bu açıklama, Washington’a yönelik, ‘olası bir zirvede nükleer silahsızlanmanın gündem dışı olduğunu’ açıkça belirtme girişimi olarak yorumlandı. Bu durum, iki ülke arasındaki gerilimin tırmanma potansiyelini gösteriyor ve diplomatik çabaların gelecekteki müzakerelerde nasıl şekilleneceğini merak konusu haline getiriyor. Kim’in bu tavrı, Pyongyang’ın uluslararası arenada daha güçlü ve bağımsız bir rol oynamaya yönelik stratejisinin bir parçası olarak değerlendirilebilir.