Eğitim ve Bilim Güçleri Birliği, Milli Eğitim Bakanlığı'nın önünde, eğitim alanında yaşanan acil ihtiyaçları ve adaletsizlikleri dile getiren güçlü bir ses tonuyla harekete geçti. Öğretmenler, eğitim emekçileri ve sendika üyeleri, 'Eğitime Bütçe, Eğitim Emekçisine Güvence, Öğrenciye Gelecek İstiyoruz' sloganıyla bir araya gelerek, eğitim sistemindeki temel sorunlara dikkat çekti ve çözüm önerileri sundu.
Dövizleri taşıyan eğitimciler, okul ortamındaki şiddet, öğretmenlerin yetersiz ücretleri, sözleşmeli işgücünün artması ve Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli gibi eğitimde sapmalarla ilgili endişelerini dile getirdi. 'Öğretmen düşmanı Yusuf Tekin istifa', 'Eğitim haktır, satılamaz', 'İnsanca yaşamak istiyoruz' gibi sloganlarla, eğitimin sadece bir hizmet değil, temel bir insan hakkı olduğunun altını çizdi. Bu topluluğun ortak amacı, eğitimin kalitesini artırmak, öğretmenlerin çalışma koşullarını iyileştirmek ve öğrencilerin geleceği için güvenli bir eğitim ortamı sağlamaktı.
Eğitim Sen Genel Başkanı Kemal Irmak'ın yaptığı basın açıklaması, mevcut durumun ciddiyetini gözler önüne serdi. Irmak, Türkiye'deki eğitim sisteminin, AKP'nin uyguladığı politikalar nedeniyle büyük bir kriz içinde olduğunu vurguladı. Kamusal hizmetlerin tasfiyelenmesi, eğitimin piyasaya açılması ve dinselleştirilmesi, eğitim emekçilerinin güvencesizleştirilmesine yol açmıştı. MEB'in, eğitimin sorunlarına çözüm üretmek yerine şekilci ve ideolojik yaklaşımlarını sürdürdüğü, öğretmenleri biçimsel kurallarla denetleyip baskı altına almaya çalıştığı belirtildi. Öğretmenlerin mesleki saygınlığı, ürettiği emek, mesleki özerklik ve insanca koşullarla sağlanması gerektiği vurgulandı.
Açıklamada ayrıca, MEB'in kayıt parası uygulaması ve kırtasiye enflasyonu gibi konularda da eleştiriler yapıldı. Velilerin, çocuklarını