Yalova’da yaşanan ve sanatçı Güllü’nün hayatını yitirdiği olay, karmaşık ve çalkantılı bir şekilde devam ediyor. Dosyanın sanıklarından Sultan Nur Ulu’ya ait yeni bir ses kaydı, soruşturmanın akışını değiştirme potansiyeline sahip. Kayıt, olay gecesiyle ilgili önemli detaylar sunarken, aynı zamanda şüphelilerin iddialarını da yeniden gündeme getiriyor.
Ulu, savcılığın kendisine yönelttiği “Neden sessizdin?” sorusuna, kendi savunmasını sunarken oldukça çarpıcı ifadeler kullandı. Kendisine yöneltilen bu soruya, “Bakma o kadar sustum ama mecbur kaldığım için sustum. Bir kere bile oraya kelepçeli şekilde girersem bildiğim tüm gerçekleri anlatacağım dedim” şeklinde yanıt verdi. Bu ifade, Ulu’nun olayla ilgili daha fazla bilgiye sahip olabileceği ve potansiyel olarak önemli delikler ortaya çıkarabileceği şüphesini güçlendiriyor.
Kaydedilen sesin en dikkat çekici noktalarından biri, Tuğyan Ülke Gülter’in “Malkata” isimli şarkıyı istemesi ve Güllü’nün bu isteği üzerine odaya geldiği yönündeki iddiaydı. Ulu, şarkıyı ilk kez duyduğunu ve bu konuda bilgisi olmadığını belirterek, şaşırtıcı bir zemin hazırladı. Savcılığın iddianamesinde ise, “Malkata” isimli roman havasının Güllü’yü odaya getirmek amacıyla açtırıldığını ve bu eylemin tasarlanan cinayetin bir parçası olduğu değerlendirmesi yapılıyor.
Ulu’nun, Tuğyan’a annesine neden böyle bir şey yaptığını sorması ve bu sırada genç kızın ağlamasıyla ilgili iddiaları, olayın ardındaki karmaşıklığı daha da artırıyor. Tuğyan Ülke Gülter’in olay sonrasındaki davranışları ise “çok güzel bir rol yapıyordu. Oscar’lık bir performans sergiliyordu” şeklinde Ulu’nun yorumuyla dillere destan hale geldi. Bu ifade, olayın sadece bir cinayet olmadığını, aynı zamanda manipülasyon ve planlama içerdiğini de ima ediyor. İddianamede yer alan detaylara göre, Güllü yaklaşık 18,17 metre yükseklikten beton zemine düşerek hayatını kaybetti. İstanbul Teknik Üniversitesi tarafından incelenen kamera ses kayıtlarında, düşmeden hemen önce genç bir kadın sesinin “Hadi görüşürüz” dediğinin değerlendirildiği belirtiliyor. Savcılığın, bu ifadenin Tuğyan Ülke Gülter tarafından söylendiği kanaatine varması, soruşturmanın akışını önemli ölçüde etkileyecek gibi görünüyor.”}