Yunanistan'ın önde gelen yayın organlarından To Vima'da yer alan bir analiz, Türkiye'nin bölgesel arenadaki yükselişine odaklanıyor. Gazeteci Yannis Marinos, Türkiye'nin sahip olduğu stratejik kapasitenin, komşu ülkelerin hesaplarına dahil edilemeyecek kadar önemli bir boyut kazandığını vurguluyor. Marinos'a göre, Türkiye'nin ekonomik ve askeri gücü, Orta Doğu ve Akdeniz bölgesinde yeni bir denge oluşmasına neden oluyor.

Analiz, Türkiye'nin nominal gayrisafı yurt içi hasılasının bu yıl 1,6 trilyon dolara ulaşmasının, ülkeyi bölgedeki en büyük ekonomilerden biri haline getirdiğini belirtiyor. Bu durum, Türkiye'nin ticaret hacminde de belirgin bir artışa yol açmış; Avrupa Birliği'ne ihracat payı yüzde 41,5 ile devam ederken, Yakın ve Orta Doğu ülkelerine yönelik ihracat da yüzde 17'lik bir payla önemli bir katkı sağlıyor. Bu ekonomik güç, Türkiye'nin bölgesel etkisini daha da artırıyor.

Yunan analist, Türk Silahlı Kuvvetlerinin NATO'daki konumunu da dikkat çekerek, bu orduya sahip olmanın, Türkiye'nin bölgesel güvenliğe katkı sağladığını ve askeri operasyonlarda etkinliğini artırdığını belirtiyor. Ayrıca, Türk savunma sanayiinin son yıllardaki hızlı gelişimi ve 10 milyar dolarlık ihracat rakamına ulaşması, bu sektörün Türkiye'nin ekonomik gücüne önemli bir katkı sağladığını gösteriyor. Bu durum, Türkiye'nin askeri ve ekonomik kapasitesinin, bölgesel güç olarak konumunu pekiştirmesine yardımcı oluyor.

Marinos, Türkiye'nin diplomasi alanındaki faaliyetlerini de analiz ederek, Suriye'deki yeni yönetimle olan işbirliğini, Katar ve Suudi Arabistan gibi ülkelerle kurulan müttefiklik ilişkilerini ve Irak ve Erbil yönetimi ile yapılan anlaşmaların, bölgedeki petrol taşımacılığında kritik bir rol oynadığını vurguluyor. İran ile olan 560 kilometrelik ortak sınır ilişkilerinin ise bölgesel rekabetlere rağmen belirli bir denge ve güven ortamı sağladığını belirtiyor. Bu diplomatik yaklaşım, Türkiye'nin bölgesel etkisini daha da genişletiyor ve farklı ülkelerle işbirliği yapma imkanlarını artırıyor.