Yıldızlar SSS Holding’in, çalışanlarına maaş ödemelerini aksatmakta ısrar etmesi, şimdiye kadar sessiz kalmış olan bir mali sorunun yüzeye çıkmasına neden oldu. Halkbank ile yaptığı 480 milyon dolarlık kredi anlaşmazlığı, devletin taşınır ve taşınmaz varlıklarının nasıl risk altında olduğuna dair endişeleri artırıyor. Bu durum, özellikle Hazine arazisi teminatı olarak gösterilen Kütahya'daki fabrika arazisinin, kredinin geri ödenmesinde yaşanan sorunlarla nasıl bir karmaşaya yol açtığını gözler önüne seriyor.
Sayıştay’ın detaylı incelemeleri, holding’in bankayla yaptığı anlaşmanın, hukuki ve operasyonel açıdan ciddi eksiklikler barındırdığını ortaya koydu. Kredi sözleşmelerinde yaşanan revizyonlar, ipoteklerin yetersizliği ve teminatın etkin olmaması, bankanın zararına ilerlemesine zemin hazırladı. Bu süreçte, bankanın 1.1 milyar lira tutarındaki krediyi ‘tahsil imkanı sınırlı krediler’ kapsamında değerlendirmesi ve 150 milyon lira karşılık ayırması, aslında sorunun ne kadar derinlere kök saldığını gösteriyor. 2015’ten beri devam eden yasal takip ve 2019’a kadar yapılandırılan borçtan sadece 17 milyon liralık bir tahsilatın sağlanması, holding’in mali yönetimindeki ciddi hataları açıkça ortaya koyuyor.
Sayıştay raporları, 2019 yılı sonu itibarıyla faiziyle birlikte toplam 2 milyar 222 milyon lirayı bulan takip bakiyelerini de gün yüzüne çıkarıyor. Bu durum, holding’in mali sağlığının ne kadar kırılgan olduğunu ve devletin bu kadar büyük bir meblağ karşılığında zarara uğramasına nasıl göz yumulduğunu sorgulamalarına yol açıyor. Özellikle, usulsüzlüklerin ortaya çıkarılmasına rağmen Sayıştay denetçilerinin ilgili kişiler hakkında suç duyurusunda bulunmaması, CHP’li komisyon üyelerinden tepkiyle karşılanırken, hukukun üstünlüğüne olan inancın da sarsılmasına neden oluyor.
CHP Milletvekili Haydar Akar’ın, bu usulsüzlüklerin sorumluları hakkında suç duyurusunda bulunacağını açıklaması, soruşturmanın daha da genişlemesi ve sorumluların hesap verebilirliğine gelmesi için önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Bu olay, devletin mali kaynaklarının nasıl risk altında tutulduğunu ve bu tür durumlarda denetim mekanizmalarının ne kadar güçlü olduğunun da tartışılmasına neden oluyor. Holding’in banka borcu, sadece holding’in mali sorununu değil, aynı zamanda tüm ülkenin finansal güvenliğine olan tehdidi de gözler önüne seriyor.”}