Türkiye, son yıllarda Suriye'deki karmaşık siyasi ve insani krizi yaşarken, binlerce Suriyeli mültecinin güvenli limanını bulduğu bir ülke haline gelmişti. Aralık 2024’dan itibaren, Beşar Esad rejiminin iktidarının değişimiyle birlikte, uzun yıllardır Türkiye’de barınan yaklaşık 1 milyon 630 bin Suriyeli sığınmacı, kendi topraklarına geri dönüş yoluna koydu. Bu dönüş, sadece sayısal bir veri olmanın ötesinde, karmaşık bir göç dinamiklerinin ve bölgesel istikrarsızlığın yansıması olarak değerlendiriliyor.
Birleşmiş Milletler’in (BM) hazırladığı detaylı raporlar, Türkiye’den geri dönüş yapan Suriyelilerin sayısını önemli bir rakamla ortaya koyuyor. UNHCR’ın verilerine göre, 30 Nisan 2026 tarihine kadar yaklaşık 640 bin Suriyeli, Türkiye’den kendi ülkelerine döndü. Bu gidiş, 2011’de başlayan ve Türkiye’ye 3.7 milyon düzensiz göçmeni barındıran iç savaşın sonuçlarını gösteren çarpıcı bir örneği temsil ediyor. Avrupa’daki diğer ülkelerle kıyaslandığında, Türkiye’nin bu büyük göçü yönetme kapasitesi ve yaklaşımı, uluslararası arenada farklı dikkatleri üzerine çekti.
Ancak, Türkiye’deki resmi rakamlar ve BM raporları arasındaki uyumsuzluklar, konunun karmaşıklığını daha da belirginleştiriyor. 2021-2022 dönemlerinde geçici koruma altında bulunan Suriyeli sayısı, yaklaşık 3.7 milyon civarında ölçülmüştü. Ancak, BM’nin verileri, bu sayıya kıyasla geri dönüş sayısının 640 bini geçmediğini gösteriyor. Bu durum, mültecilerin geri dönüşü üzerindeki çeşitli faktörlerin (güvenlik, ekonomik koşullar, siyasi istikrarsızlık vb.) etkisini vurguluyor.
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin açıklamaları da konuyu farklı bir perspektiften değerlendirmeye davet ediyor. Şubat ortasında yaptığı açıklamada, 1 milyon 366 bin 215 Suriyeli kardeşimizin gönüllü, güvenli ve onurlu bir şekilde ülkelerine döndüğünü belirtmişti. Bu rakam, Türkiye’nin mülteci politikalarının ve bu süreçte sergilediği hassasiyetin bir göstergesi olarak kabul edilebilir. Yine de, geri dönüş sürecinin devamlılığı ve Türkiye’nin bu süreçte karşılaştığı zorlukların çözümü, önümüzdeki dönemde önemli bir konu olacak.