Sultangazi'nin kalbinde yaşanan, düğün salonu sektöründe yankı bulan bir olay, sonrasında ortaya çıkan beklenmedik bir sonuçla sonuçlandı. Uğur Mumcu Mahallesi'ndeki bir mekanın, kadın çalışanlarının özel alanlarına dair iddialar, uzun süren bir yargılama sürecini tetikledi. Ancak, mahkeme heyetinin aldığı karar, şüphelerin ortadan kalkmasına ve işletmecinin aklanmasına yol açtı.

Olay, 28 Kasım 2025 tarihinde, düğün salonunun çalışanlarına ait giyinme ve bakım odasında bulunan gizli bir kamera ile başladı. Çalışanlar, salonun sahibi H.D.’nin odaya sık sık girmesi üzerine şüphelerini dile getirdi ve yaptıkları detaylı bir aramada, havalandırma sisteminin içine yerleştirilmiş bir kamera tespit etti. Bu durum, güvenlik endişelerini artırırken, aynı zamanda yasal süreçlerin başlamasına neden oldu.

Salon sahibi H.D., kameranın, salon içinde yaşanan hırsızlık girişimlerini engellemek amacıyla yerleştirildiğini savundu. Ancak, mahkeme tarafından yapılan incelemelerde, kameranın yalnızca çalışanların giyindiği alanı kayıt altına aldığı ve kıyafetlerin kilitli dolaplarda saklandığı belirlendi. Bu bulgu, iddiaların temellerini sarsarken, davada önemli bir dönüm noktası oluşturdu. Olayın ardından, ‘özel hayatın gizliliği ve cinsel taciz’ suçlamalarıyla yargılanan H.D., bilirkişi raporu doğrultusunda beraat etti.

Mahkeme heyeti, bilirkişi raporunda yer alan değerlendirmelerin ardından, kameranın güvenlik amaçlı kullanıldığı ve suç unsuru oluşturmadığı gerekçesiyle işletmeci H.D.’nin masumiyetine karar verdi. Rapor ayrıca, iddia edildiği gibi uygunsuz görüntülere rastlanmadığını da teyit etti. Olayın ardından, bazı çevrelerce 3 milyon lira talep edildiği öne sürülse de, bu talebin dava dosyasında yer alan video kayıtları ve telefon görüşmeleriyle desteklenemedi. Bu karmaşık süreç, düğün salonu sektöründe güvenilirliğin önemini bir kez daha vurgularken, adil yargılanma ilkesinin de önemini hatırlatarak sona erdi.