İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin geçmişte görevli olan başkanı Tunç Soyer’in, kooperatiflerle ilgili yürütülen soruşturma kapsamında mahkemeye sunulan iddianame, davadaki gelişmeleri farklı bir boyuta taşıyor. Soyer’in avukatları tarafından yapılan açıklamalar, iddianamenin içeriği ve iddianamedeki yerleşimle ilgili ciddi endişeleri dile getiriyor.
Soyer’in uzun süren yargı sürecinde, ilk tahliye kararı ardından farklı soruşturma süreçleri geçirdiği ve ardından “yedek tutuklama” kararıyla yeniden tutuklandığı hatırlatılıyor. Avukatlar, 30 Aralık 2025 tarihinden beri dosyaya giren belgelerin, Soyer’in suçsuzluğunu kanıtladığını ve bu süreçte iddianamenin hazırlanmasının uzun bir süre geciktiğini vurguluyor. Bu durum, sürecin karmaşıklığı ve hukuki süreçlere uyulmaması eleştirileriyle dikkat çekiyor.
Mahkemeye sunulan iddianamenin içeriği ise büyük bir tartışma konusu. İddianamenin Soyer’e ayrılan bölümü sadece bir paragraf ve 11 satırdan oluşuyor. Avukatlar, bu durumun iddianamenin ciddiyetine ve Soyer’e yönelik yapılan suçlamaların kapsamına sığmadığını savunuyor. İddianamede yer alan suçlamaların, gerçekleri yansıtmadığı ve hukukun ilkelerine aykırı olduğu belirtiliyor. Soyer’in kooperatiflere yönelik yaptığı konuşmaların, zimmet suçuna yardım olarak değerlendirilmesi ise avukatlar tarafından absürt bir şekilde eleştiriliyor.