Doğanın dengesi, son yıllarda bilim insanlarının uyarılarıyla daha da ön plana çıkıyor. Yeni bir araştırma, gezegenimizin yeşil yüzünün, küresel ısınmanın yarattığı baskılar altında kararmasıyla karşı karşıya kalabileceğini gösteriyor. Environmental Research Letters’ta yayınlanan bu detaylı analiz, iklim modelleri ve uzun yıllara dayanan meteorolojik veriler ışığında, dünya karalarının önemli bir bölümünün kuraklık tehlikesiyle yüzleşmesine işaret ediyor.
Çin Ormancılık Akademisi’nin liderliğindeki uluslararası bir ekip, CMIP6 iklim modellerini ve 1960’dan 2023’e kadar olan verileri derinlemesine inceleyerek çarpıcı bir sonuç ortaya koydu. Elde edilen bulgulara göre, mevcut durumda Antarktika hariç dünya karalarının yaklaşık %38,58’i zaten kurak alan olarak sınıflandırılmışken, 2100 yılına kadar bu oran %40,28’e yükselebilir. Araştırmacılar, ‘Kuraklık Endeksi’ (AI) adı verilen bir ölçütle, yıllık yağış miktarının evapotranspirasyona oranıyla belirlenen bu değerin 0,65’in altında olduğu bölgeleri kurak alan olarak tanımladı.
Bu veri seti, 1960-2023 arasındaki meteorolojik veriler ve Birleştirilmiş Model Karşılaştırma Projesi’nin altıncı evresi (CMIP6) ile destekleniyor. Özellikle, Antarktika’nın dışındaki dünya karalarının %38,58’inin halihazırda kurak alan özelliklerini taşıdığı tespit edildi. Bu durum, iklim değişikliğinin etkilerinin sadece sıcaklık artışı ile sınırlı olmadığını, aynı zamanda su döngüsündeki bozulmaların da önemli bir rol oynadığını gösteriyor. Bilim insanları, atmosferdeki artan karbondioksitin (CO2), bitkilerin su kaybını azaltarak evapotranspirasyon süreçlerini etkilediğini vurguluyor.