DEM Parti’nin siyasi arenadaki yeni stratejileri ve hedefleri, hafta sonu gerçekleştirilen 5. Olağan Büyük Kongresi’nde net bir şekilde ortaya konuldu. Kongreye ilişkin önemli değerlendirmeler yapan DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, partinin geleceğine dair kapsamlı bir vizyon sunarken, mevcut siyasi ortamı ve demokratikleşme sürecini de ele aldı. Temelli’nin Cumhuriyet’e yaptığı konuşma, parti içinde ve dışarısında geniş yankı uyandırdı.
Kongre, partinin örgütlenme kapasitesini güçlendirme açısından önemli bir ‘ilk adım’ olarak tanımlandı. Temelli, “Bu kongreye örgütlenme açısından önemli bir ilk adım kongresi diyebiliriz. Şimdi bu konuda çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Sürecin siyasetine uygun bir yapılanmayı ve örgütlenmeyi hayata geçirecek olan kongremizi gerçekleştireceğiz” diyerek, partinin geleceğe yönelik çalışmalarına odaklanacağını vurguladı. Yeni çözüm süreci çerçevesinde, partinin temel hedeflerinden biri, herkesin demokratik siyasette yer alabileceği bir yapılanmaya gitmek ve yasal gecikmelerin ardından öngörülen kongrelerle bu dönüşümü tamamlamak.
Temelli, çerçeve yasanın Meclis’ten geçmesiyle birlikte hedeflerinin değişmediğini belirterek, “Belli prosedürler yerine gelecek ki hayata geçirilsin. Oysa biz bu yasadan sonra herkesin demokratik siyasette yer alabileceği bir yapılanmaya gitmeyi hedef olarak önümüze koymuştuk. Yasadaki gecikmeye bağlı olarak amaçladığımız kongreyi de ötelemiş olduk” ifadelerini kullandı. Ancak, yasanın hayata geçirilmesiyle birlikte, Türkiye’nin demokratikleşme sürecinin önceliklendirilmesi ve ‘Demokratik Cumhuriyet Hareketi’ olarak adlandırılacak yeni bir yapı oluşturulması planlanıyor. Bu yeni hareketin temel amacı, Türkiye’nin cumhuriyetin demokratik ilkelerine uygun bir şekilde gelişmesini sağlamak.
Temelli, Demokratik Cumhuriyet Hareketi’nin, adaleti, insan haklarını, hukuk devletini ve barışı esas alan bir yaklaşımı temsil edeceğini vurgulayarak, “Demokratik cumhuriyet dediğimiz mesele aslında ortak bir zeminde buluşabileceğimiz bir adres. Türkiye’de topyekün bir demokratikleşme sağlanması isteniyorsa bunun her alanda mücadelesini vermeli ve örgütlülüğünü sağlamalıyız” dedi. Ayrıca, iktidarın otoriter bir rejim altında yoluna devam etmesinin Türkiye için bir sorun olduğunu ve bu nedenle demokratikleşme sürecinin önceliklendirilmesi gerektiğini de belirterek, “Türkiye otoriter bir rejim altında yoluna devam edemez. Bu ortamda adaleti, insan haklarını, hukuk devletini, barışı var etmeniz; korumanız ve sürdürmeniz mümkün değil. Bunların adresi demokratik cumhuriyet olmalı ve bu yüzden demokratik cumhuriyet hareketini önceliyoruz” şeklinde konuştu. Ek olarak, çerçeve yasanın bir başlangıç noktası olarak değerlendirildiğini, ancak Türkiye’nin hukuk devleti ve demokratik ilkelere kavuşması için daha kapsamlı adımlar atılması gerektiğini vurguladı.