Türkiye Sigorta Birliği (TSB), Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı’na (COP31) hazırlık çalışmalarını hızlandırdı. TSB Başkanı Ahmet Yaşar, konferansın açılışından kısa bir süre önce, TBMM’yi ziyaret ederek zorunlu afet sigortası (ZAS) konusuna dikkat çekti. Yaşar, ZAS’ın tüm bölgeleri kapsayacak şekilde uygulamaya geçirilmesinin, Türkiye’nin iklim değişikliğine karşı daha dirençli hale gelmesi için kritik bir adım olacağını vurguladı.

Yaşar ve ekibi, Türkiye’nin yüksek düzeyde iklim riskine sahip olduğunu, özellikle Kahramanmaraş depreminde yaşanan yıkımın, bu riskin ne kadar ciddi olduğunu gözler önüne serdi. Sektör temsilcileri, afet sigortasının, doğal afetlerden kaynaklanan ekonomik kayıpları azaltarak, bireylerin ve işletmelerin korunmasına yardımcı olacağını savundu. Ayrıca, parametrik sigortaların da ZAS ile birlikte uygulanmasının, acil durum müdahalesini hızlandıracağını ekledi. Sektörün, finansman konusunda da COP31’de önemli bir rol oynayacağını belirtti.

TSB Genel Sekreteri Özgür Obalı, sigortanın sadece bir mali araç olmadığını, aynı zamanda “doğal sermaye” anlamına geldiğini vurguladı. İklim bilimci Prof. Dr. Levent Kurnaz ise, iklim krizinin getirdiği zorluklar karşısında, bireylerin ve kurumların kendi korunmalarına yatırım yapmasının öncelik haline gelmesi gerektiğini ifade etti. Kurnaz, “100 liranız varsa, bunun 90 lirasını korumaya ayırmanız gerekir” örneğiyle, iklim riskinin getirdiği hesaplamayı somutlaştırdı.

TSB yönetim kurulu üyelerinden Fahri Uğur, sektörün sürdürülebilir rekabetçi bir ortamda, penetrasyon oranlarını artırmaya odaklandığını açıkladı. Ayhan Sincek ise, BES (Bireysel Emeklilik Sistemi) ve hayat sigortalarının uzun vadeli tasarrufların güçlenmesine önemli katkılar sağladığını belirtti. TSB, COP31’de finansman konularının da tartışılması gerektiğini ve sigortanın, sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşmada önemli bir yapı taşı olacağını vurguladı.