TBMM Genel Kurulu, bugün, bir ailenin acısını ve adalete olan umudunu bir kez daha test eden bir oturum gerçekleştirdi. Sosyal Hizmetler Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi'nin tartışma aşamasında, Gülistan Doku cinayetine ilişkin bir araştırma önergesi, AKP ve MHP'nin oylarıyla reddedildi. Bu karar, Doku ailesinin gözünde derin bir hayal kırıklığına neden olurken, Türkiye'nin de bu travmatik olayın üzerinden adım atmakta zorlandığına işaret etti.
Oturumun merkez üssünde, CHP Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca'nın konuşması yer aldı. Karaca, Gülistan Doku'nun ablasının Meclis'e iletmek istediği acı mesajı okuyarak, “Meclis’ten tek bir şey istiyoruz. Kardeşimin bir mezar taşına kavuşabilmesi için ve bu mesele sadece ve sadece Doku ailesinin değil, sadece Gülistan meselesi de değil, bu, artık Türkiye’nin meselesidir” diyerek, soruşturmanın acilen başlatılması çağrısında bulundu. Ailenin, bu olayın sadece kendi acısı olmadığını, Türkiye’nin de ortak sorumluluğu olduğunu vurgulayan Karaca, “Bu meselenin aydınlatılması için Gülistan Doku bir aracı olacaksa çok mutlu oluruz” sözleriyle, Meclis’in bu konuya duyarlılık göstermesi gerektiğini dile getirdi.
Karaca’nın konuşması sırasında, olayın karmaşıklığı ve soruşturmadaki eksiklikler hakkında çarpıcı detaylar ortaya atıldı. 2022 yılında yapılan bir araştırmada, olayın bir intihar olarak değerlendirildiği, ancak daha sonraki incelemelerde cinayet şüphesinin güçlendiği vurgulandı. Ulusal Kriminoloji Raporu’nda ‘ışıltı’ ve ‘yansıma’ ifadeleri kullanılması, soruşturmanın ilk aşamalarındaki yetersizliği gösterdi. Ayrıca, ‘Zeynal’ adıyla bilinen şahsın cep telefonu ve dijital materyallerinin uzun süre Emniyet Genel Müdürlüğüne ulaşmaması ve daha sonra suç unsurlarının bulunması, soruşturmanın zamanlama ve metodolojik hatalarıyla ilişkili olduğu düşünülmesine neden oldu. Hastane kayıtlarının POLNET üzerinden Emniyete geçmesi, Emniyetin bu kayıtları silme veya teslim etmeme konusundaki eylemleri de tartışma konusu oldu.
Soruşturma sürecinde değişen Cumhuriyet Başsavcıları, Emniyet Müdürleri ve Bakan sayısı, olayın karmaşıklığını ve soruşturmanın derinleştikçe daha da karmaşık hale gelmesi gerçeğini ortaya koydu. Ayrıca, ASELSAN yetkilisi tarafından üniversite kameralarının yönünün değiştirilmesi gibi olay, olayın arkasındaki gizli güçlerin ve manipülasyonların ne kadar derinlere uzandığını gösterdi. Bu olaylar, Gülistan Doku cinayetinin aydınlatılması için acil bir araştırma yapılması gerektiğinin altını çizdi. Aile, delil toplama sürecindeki Vali’nin yetki sınırlarının aşılması ve dijital materyalin aile tarafından alınması gibi konular da dikkat çekici detaylar olarak öne çıktı. Bu gelişmeler, Türkiye’nin adalet anlayışının ve soruşturma süreçlerinin ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.