TBMM'nin Genel Kurulu'nda, uzun süren tartışmaların ardından Tapu Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin tümü üzerindeki görüşmeler tamamlandı. Teklif, özellikle site aidatlarına ilişkin düzenlemeleri içerdiği için dikkat çekici bir hale geldi. Yeni Yol Partisi'nin eleştirileri, teklifin beklenen faydaları sağlayıp sağlamadığı konusunda soru işaretleri yaratırken, İYİ Parti ve MHP gibi diğer partilerin görüşleri de farklı boyutlar kazandı.
Yeni Yol Partisi'nin Grup Başkanı Mehmet Emin Ekmen, teklifin kentsel dönüşüm projelerinin gerçekte ne kadar ilerlediğini sorgularken, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın açıklamalarıyla ilgili şüphelerini dile getirdi. ‘Yarısı Bizden’ projesi gibi büyük projelerin hayata geçirilmemesi konusundaki endişelerini dile getirerek, dar gelirli vatandaşların ev sahibi olma hayallerinin suya düştüğünü savundu. Bu durum, teklifin amacına ulaşmada bir engel oluşturma potansiyeli taşıyor.
IYI Parti'nin Trabzon Milletvekili Yavuz Aydın, kat mülkiyetine ilişkin düzenlemeleri desteklemesine rağmen, teklifin uygulanmasındaki belirsizliklerin ortadan kaldırılması gerektiğini vurguladı. Apartman ve site yönetimlerindeki anlaşmazlıkların, bu belirsizliklerden kaynaklandığını belirterek, ihtilafların azaltılmasına yönelik düzenlemelere ihtiyaç duyulduğunu ifade etti. Aydın, son yıllarda yaşanan yangınların, mevcut denetim sistemlerinin yetersizliğini gösterdiğini ve sadece kural koymanın yeterli olmadığını, bu kuralların uygulanacak kurumların da hazır hale getirilmesi gerektiğini vurguladı. Ayrıca, ‘sosyal konut alanı’ ilan edilerek acele kamulaştırmanın kapsamının genişletilmemesi gerektiği yönünde görüş belirtti.
MHP'nin Elazığ Milletvekili Semih Işıkver, teklifin güvenli yaşam alanlarının oluşturulması açısından önemli bir reform paketine dönüştüğünü belirtti. Türkiye'nin deprem ülkesi olduğunu, bu nedenle yapı stokunun güçlendirilmesi gerektiğini vurgularken, kaçak yapılaşmanın önüne geçmek için yaptırımların uygulanması gerektiğini ifade etti. Işıkver, insan hayatını merkeze almayan kalkınma modelinin meşru kabul edilemeyeceğini, teklif ile yapı stokunun güçlendirileceğini ve yerel yönetimlerin hizmet verme kapasitesinin korunmasının önemini vurguladı. Teklifin, Ankara'dan sürekli onay almak zorunda kalan yerel yönetimlerin hizmet kalitesini olumsuz etkilememesi gerektiği konusunda dikkatli olunması gerektiğini savundu.