İstanbul’da hayata geçirilecek devasa sosyal konut projesinin hak sahipliği belirleme aşamasında, çeşitli platformlarda yayılan yanılsamalar üzerine DMM harekete geçti. Bu operatif açıklama, sadece kuralların netleştirilmesiyle değil, aynı zamanda kamuoyuna yönelik bir güven inşa etme çabası olarak da değerlendirilebilir.

DMM’nin sosyal medya kanallarından yayımladığı bilgilendirmede, sürecin her aşamasında noter gözetiminin sağlandığı, bilgisayar ortamında tamamen rastgele seçim usulüne uygun olarak yürütüldüğü vurgulandı. Bu sayede, kura çekimlerinin şeffaflığı ve güvenilirliği bir kez daha pekiştirildi. 25-26-27 Nisan 2026 tarihlerinde gerçekleştirilen çekilişlerin, kamuoyunun hassasiyetine dikkat ederek, herhangi bir dış etkenin sürece dahil edilmesini engelleyecek şekilde yürütüldüğü belirtildi. Vatandaşların süreci canlı olarak izleme imkanı sunulan bu süreç, dezenformasyonun yayılmasını önleme açısından kritik bir rol oynadı.

Açıklamada ayrıca, başvuru listelerinin önceden kamuoyuna duyurulması, şartları taşıyan tüm vatandaşların sistemde kayıt altına alınması ve çekiliş sonuçlarının noter onaylı bir şekilde ilan edilmesi gibi detaylar da yer aldı. Bu kapsamlı yaklaşım, sürecin bütünlüğünün ve adil bir şekilde yürütüldüğünün kanıtı olarak sunuldu. DMM, sürecin güvenilirliğini korumak adına, bu detaylara büyük önem verdiğini ve sürecin her adımında şeffaflığı ön planda tuttuğunu vurguladı.

Son olarak, DMM, kamuoyunu dezenformasyonla mücadelede dikkatli olmaya, sadece resmi makamların açıklamalarının dikkate alınmasına ve kurumsal güvenilirliğin sarsılmaya yönelik girişimlere karşı gerekli hassasiyeti göstermeye çağırdı. Bu açıklama, özellikle dezenformasyonun yaygınlaşmasının neden olduğu endişeleri giderme ve kamuoyunu doğru bilgilere yönlendirme konusunda önemli bir adım olarak değerlendirilebilir. Arnavutköy Karaburun Sahili’nde bulunan erkek cesedi haberi ise, bu açıklamaların arka planında, kamu güvenliğinin ve kamuoyunun doğru bilgilere ulaşmasının öneminin bir kez daha hatırlatması niteliğindedir.