Dünyanın önde gelen merkez bankaları, jeopolitik risklerin ve enflasyonist baskıların etkisiyle altın rezervlerini güçlendirme çalışmalarına devam ediyor. Dünya Altın Konseyi'nin verileri, temmuz ayında küresel merkez bankalarının toplamda 23 ton altın eklenmesine yol açtığını gösteriyor. Bu durum, piyasalarda kısa vadeli bir yükseliş trendi yaratırken, uzun vadeli yatırımcılar için de önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor.
Piyasalardaki bu talep artışı, ons altın fiyatlarını haftalık yüzde 0,4’lük bir primle 4 bin 365 dolara yükseltirken, Türkiye’de gram altın 6 bin 793 lira seviyesinden işlem görmeye başladı. Ancak, ABD ile İran arasındaki gerilimlerin tırmanması ve petrol fiyatlarındaki yükseliş gibi jeopolitik faktörler, küresel enflasyon beklentilerini yeniden ateşleyerek tahvil piyasalarında satış baskısına neden oldu. Bu durum, altın fiyatlarındaki istikrarı tehdit ederken, yatırımcıların risk toleransını gözden geçirmesine neden oldu.
Merkez bankalarının altın alım stratejileri, yılın ilk yarısında özellikle Çin ve Polonya’nın öncülüğünde önemli bir ivme kazandı. Çin Merkez Bankası, altın rezervlerini 60 tona çıkarırken, Polonya ise 90 ton altın alarak bu dönemde en büyük alıcı ülke haline geldi. Bu durum, altın piyasasında arz kıtlığına işaret ederken, yatırımcıların altın varlıklarına yönelme eğilimini artırmış durumda. Ayrıca, altın talebini destekleyen diğer faktörler arasında enflasyona karşı korunma isteği ve merkez bankalarının rezervlerini çeşitlendirme arayışları yer alıyor.