Diyanet İşleri Başkanlığı, Türkiye’nin kültürel ve tarihi zenginliklerini koruma ve geliştirme misyonu doğrultusunda önemli bir stratejik hamle gerçekleştirdi. Bu kapsamda, Atatürk mirasını yaşatacak beş kurumun bütçesi, Diyanet’in toplam bütçesine entegre edildi. Bu yenilikçi yaklaşım, kurumlar arası işbirliğini artırmayı ve kültürel projelerin kapsamını genişletmeyi hedefliyor. 2027-2029 yıllarını kapsayan Orta Vadeli Program’da (OVP) yapılan bu dağılım, Diyanet’in faaliyet alanını genişleterek, Türkiye’nin kültürel kimliğinin korunmasına katkıda bulunacak önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.

Bu stratejik dönüşümün merkezinde, Atatürk’ün mirasını koruma ve geliştirme amacıyla kurulan beş kurum yer alıyor: Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu, Atatürk Araştırma Merkezi, Atatürk Kültür Merkezi ve bu yapı içerisinde faaliyet gösteren diğer birimler. Bu beş kurumun toplam bütçesi, 2027 yılı için 1 milyar 543 milyon 160 bin lira olarak belirlenirken, 2028 ve 2029 yıllarında da önemli miktarlarda ek kaynak ayrılması planlanıyor. Bu destek, kurumların araştırma, eğitim ve kültürel etkinlikler gibi faaliyetlerini daha da ileriye taşımayı sağlayacak.

Diyanet’in bütçesindeki bu artış, 2027 yılı için 229 milyar 64 milyon 666 bin lira, 2028 yılı için 281 milyar 224 milyon 651 bin lira ve 2029 yılı için 317 milyar 406 milyon 231 bin lira olmak üzere toplam 827 milyar 695 milyon 548 bin lirayı buluyor. Bu büyük finansal taahhüt, Diyanet’in kültürel faaliyetlerine olan desteğini gösterirken, aynı zamanda Türkiye’nin kültürel mirasının korunmasına yönelik önemli bir yatırım olarak kabul ediliyor. Bu bütçe, sadece personel giderlerini kapsamamaktа, aynı zamanda çeşitli projelerin hayata geçirilmesi ve kültürel etkinliklerin düzenlenmesi gibi geniş bir yelpazede faaliyet gösterecek.

Bu kapsamda, Diyanet’in üç yıllık personel giderleri, 698 milyar lirayı aşarak, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu ve diğer kurumlara ayrılan 5.5 milyar liranın neredeyse 126 katına çıkmış durumda. Bu durum, Diyanet’in kültürel faaliyetlerine gösterdiği büyük hassasiyeti ve Türkiye’nin kültürel mirasının korunmasına olan bağlılığını açıkça ortaya koymaktadır. Bu stratejik yaklaşım, Diyanet’in hem dini misyonunu yerine getirmesini hem de Türkiye’nin kültürel zenginliklerini koruma ve yayma misyonunu başarıyla birleştirme potansiyelini artırmaktadır.