Denizolgun Vakası’nın karmaşık hale geldiği son gelişmeler, Dr. Nurettin Demirkol’un ifade süreçlerinde sergilediği tutumla şekilleniyor. Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un ani vefatının ardından, yaşanan sağlık ve güvenlik protokollerindeki eksiklikler üzerine başlatılan soruşturma, Dr. Demirkol’un ifadeleriyle beraber daha da derinleşiyor. Savcılık ve mahkeme tarafından yapılan sorulara ‘hatırlamıyorum’ şeklinde yanıt vermesi, olayın detaylarını aydınlatma çabalarını zorlu hale getiriyor.
Olayın ilk aşamalarında tanık sıfatıyla ifadesi alınan Dr. Demirkol, Denizolgun’un ölümüne ilişkin ilk değerlendirmelerini sunmuştu. Ancak, daha sonra ortaya çıkan bilgilerle bu ifadeleri çelişmeye başladı. Özellikle 155 Acil Çağrı tutanağında, Demirkol’un telefonundan ihbar yapıldığı ve arayan kişinin kendisini ailenin hekimi olarak tanıttığı tespit edildi. Bu durum, Dr. Demirkol’un olay günü Denizolgun’u arayıp aramadığı konusundaki belirsizliği artırıyor. ‘Hatırlamıyorum’ yanıtı, bu belirsizliğin merkezinde yer alıyor.
Soruşturma sırasında Dr. Demirkol, olay günü yaşananların karmaşıklığına dikkat çekerek, 10 yıl önceki olayları hatırlamakta güçlük çektiğini ifade etti. Olay yerinde telefonunu ‘ortada bıraktığını’ belirten Demirkol, ihbarın farklı bir kaynaktan gelmiş olabileceğini öne sürdü. Bu iddia, soruşturmanın farklı yönlere taşınmasına neden olurken, Dr. Demirkol’un ifadelerindeki tutarsızlıklar da dikkat çekiyor. Telefon trafiği, HTS kayıtları ve olay yerinde bulunan kişilerle yaptığı görüşmelerde de ‘hatırlamıyorum’ yanıtı vererek, soruşturmayı daha da karmaşık hale getiriyor.