MHP lideri Devlet Bahçeli, Habertürk Ankara Temsilcisi Nasuhi Güngör ile gerçekleştirdiği söyleşide, Türkiye’nin içinde bulunduğu karmaşık durumu yeniden çerçevelendirmeye çalıştı. Özellikle ‘Terörsüz Türkiye’ süreci ve bu süreçteki siyasi ittifakların dinamikleri üzerinde durarak, toplumsal uzlaşma ve dayanışma vurgusu yaptı. Bahçeli, sürecin başından itibaren karşılaşılan zorlukları ve elde edilen ilerlemeleri değerlendirerek, geleceğe yönelik umutlu bir yaklaşım sergiledi.

Bahçeli, öncelikle TBMM’nin açılışında Cumhurbaşkanı’nın yaptığı konuşmayı ve bu konuşma sonrası yaşanan siyasi gelişmeleri ele aldı. İktidar ve muhalefet arasındaki Meclis çatısı altında işbirliğine işaret eden Cumhurbaşkanı’nın çağrısının gereğinin yerine getirildiğini, insani bir sorumluluğun da yerine getirilmiş olduğunu vurguladı. DEM Parti ile yapılan taziyeler ve el sıkışma gibi temasların, kamuoyunda büyük dikkatleri çektiğini belirterek, bu durumun siyasi bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Özellikle bu temasların, toplumsal uzlaşma çabalarına katkı sağlayacağına dair umutlarını dile getirdi.

MHP lideri, Meclis’te kurulan komisyonun çalışmalarını ve bu komisyonun nihai raporunda ulaşılan 47 rakamını değerlendirdi. Komisyonda sağlanan mutabakatın, kamuoyunun açıkça takip ettiği fikir alışverişi sonucunda ortaya çıktığını, yasanın çıkması hususunda geniş bir toplumsal uzlaşma ve dayanışma örneği teşkil ettiğini vurguladı. Bu sürecin, Türkiye’nin geleceği için önemli bir adım olduğunu ve toplumsal kutuplaşmanın önüne geçilmesine katkı sağlayacağını savundu. Komisyonun çalışmalarına katılan komisyon üyelerinin tamamına yakınının ‘evet’ oyu vermesi, sürecin meşruiyetine ve toplumsal uzlaşma potansiyeline işaret ettiğini belirtti.

Bahçeli, sürecin sadece hukuki ve siyasi boyutlarıyla sınırlı kalmadığını, aynı zamanda toplumsal bir dönüşümü de hedeflediğini ifade etti. Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerindeki teşkilatlarının halkla temas halinde olduğunu ve bu bölgelerde yaşananların ardından aşiret liderleri, kanaat önderleri ve toplumun farklı kesimlerinden partisine akın akın ziyaretler gerçekleştirdiğini belirterek, bu durumun toplumsal bir kaynaşma örneği olduğunu vurguladı. Ayrıca, kamuoyu araştırmalarının yasal düzenlemeyle ele alınması gerektiğini, toplumun doğru bilgilerle aydınlatılması gerektiğini ve kamuoyu araştırmalarının, kamuoyu oluşturma veya algı oluşturma çabalarına dönüşmesini önlemeyi gerektiğini ifade etti. Son olarak, futbolun kimlikle bütünleştirilmesinin gafil bir davranış olduğunu ve sporun, farklı görüşlere sahip insanları bir araya getiren bir aktivite olduğunu vurguladı.”}p>”