Türk prodüktör Ruhi Çenet’in, New York’taki Hasidik Yahudi topluluğunun yaşamını gözler önüne seren belgeseli, yayınlandığı günden itibaren tartışma ortamını alevlendirdi. 50 milyonun üzerinde izlenerek rekor bir başarı elde eden yapım, sadece kültürel farklılıkları değil, aynı zamanda topluluğun ABD’deki siyasi ve dini tutumlarını da sorgulamaya davet etti. Belgesel, özellikle Chabad-Lubavitch gibi bir topluluğun, devlet desteğiyle nasıl bir yaşam sürdürdüğünü ve İsrail ile olan bağlarını mercek altına aldı.

Belgesel sonrası X hesabından yaptığı açıklamada, Çenet, başlangıçta daha hafif bir içerik üretmeyi planladıklarını, kültürel alışkanlıkları ve gelenekleri anlatan bir çalışma yapmak istediklerini belirtti. Ancak, çekimlerin ilerlemesiyle birlikte, topluluğun aldığı kamu desteklerinin yanı sıra, İsrail ile olan tarihsel ve ideolojik bağlarını, Kudüs’e dair keskin siyasi-dini görüşlerini de araştırdıklarını ifade etti. Bu durum, belgeselin kapsamının beklenenin çok ötesine taşınması ve topluluğun karmaşık yapısının ortaya çıkarılması anlamına geldi.

Açıklamalarındaki en çarpıcı noktalardan biri, topluluğun Siyonist bir yapıya sahip olduğu ve Kudüs’ü savunması gerektiği yönündeki ifadeleri oldu. Bu iddialar, belgeselin yayınlanmasının ardından özellikle İsrail yanlısı çevrelerde büyük tepki çekti. Ayrıca, Tyler Oliveira ve Tommy G gibi diğer içerik üreticilerinin de benzer çalışmalar yaptığını belirterek, kendi ekibinin farklı detayları belgeselde paylaşmaya çalıştığını vurguladı. Çenet’in belgesel boyunca ‘Filistinli çocukları desteklemeyi unutmayın!’ çağrısı, belgeselin sonundaki tartışmaları daha da alevlendirerek, izleyicilerin farklı perspektiflere açık olmaları gerektiğini hatırlattı.