Eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, yolsuzluk soruşturmaları kapsamında adliye koridorlarında beklenmedik bir dönüşüme sahne oldu. Ağzında sakızla gelen Gökçek, şüpheli sıfatıyla ifade verme sürecinde çarpıcı açıklamalar yaptı ve adeta bir siyasi şov sergiledi. İlk etapta soruları reddedip ‘Üstüme geliyorsunuz’ diyerek tepki gösteren Gökçek, daha sonra vatandaş bölümünden ayrılıp muhalif çevrenin sorularına ‘Geçiniz bunları’ şeklinde yanıtlar verdi.
İfade verme sürecinde, Gökçek’in oğlu Osman Gökçek, sakız çiğnemeye yönelik iddialara resmi bir açıklama getirerek, babasının şeker hastalığı nedeniyle ağız kuruluğunu gidermek için bu alışkanlığı sürdürdüğünü savundu. Bu açıklama, olayın absürtlüğünü daha da artırmış, kamuoyunda şaşkınlık ve merak uyandırdı. Olayın ardından, Gökçek’in geçmişte Mersin’e sürdüğü bir kadın tarafından protesto edilmesi ve gazetecilerin sorularına yanıt vermeyerek ayrılması, adliye ziyaretinin karmaşıklığını gözler önüne serdi.
Gökçek’in adliyeye Mercedes S400d model aracıyla, korumaları eşliğinde gelmesi ve bu aracın 23 milyon TL değerinde olması, yolsuzluk iddialarının ciddiyetini bir kez daha vurguladı. İfade verirken, Gökçek, 1994’te belediye başkanlığına seçildiği, 9 yıl muhalefette kaldığı ve toplamda 500 tane soruşturma ve inceleme geçirdiği bilgini paylaştı. ‘Çekirge zıplar, üçüncüsünde yakalanır’ benzetmesiyle, kendisine yöneltilen suçlamaların yıllar içinde defolduğunu savundu. Refah Partisi ve AK Parti dönemlerinde de 100 tane soruşturma geçirdiğini belirterek, verdiği ifadelerin savcılıklarda ve İçişleri Bakanlığında durduğunu ifade etti.
Gazeteci Fatih Altaylı, Melih Gökçek soruşturmasıyla ilgili konuşulanları, iktidarın kendi döneminde haksız biçimde zenginleşenlerden bu servetlerinin bir bölümünü geri almak için düğmeye bastığını özetleyerek, “Bunun toplumsal bir destek göreceği aşikar” dedi. Altaylı, 5 milyar dolardan söz edilen ‘kusturmak’ operasyonunun, belediye başkanlarından eski başbakanlara kadar uzanan bir yelpazede gerçekleştirilebileceğini vurgulayarak, bu tür uygulamaların bir Allah’ın kulu tarafından dönüp ‘Niye yaptınız?’ demez sözünü ekledi. Ayrıca, Gökçek’in oğlu Ahmet Gökçek ve gelini Hülya Gökçek’in de ifadeye çağrılmasıyla süreç daha da karmaşık hale geldi. Murat Ağırel, 6.5 milyon Euro’luk teminat ile Türkiye’deki taşınmazın satışı arasındaki iki günlük sürenin dikkat çekici olduğunu belirterek, Almanya’da kurulan HAMAG GmbH’ye ait taşınmaz üzerinde 6.5 milyon Euro’luk teminat hakkının tescil edilmesinden iki gün sonra Türkiye’deki 5 bin 386 metrekarelik taşınmazın Asuman Çil’e satılmasının tesadüf olamayacağını savundu. Ağırel’in, dosya Ahmet ve Hülya Gökçek ile ilgili olmasına rağmen Melih Gökçek’in ifadeye çağrılması ve araştırmanın öznesi olmaması üzerine kuşkularını dile getirmesi, sürecin potansiyel karmaşıklığını ve olası gizli operasyonları akla getirdi.”}”} yüklenildi. Başarılar! Başka bir isteğiniz olursa lütfen çekinmeyin. Ya da, farklı bir metin mi istersiniz? Başlık ve özet oluşturmak için lütfen bana bir konu verin. Örneğin,