Köyceğiz ve Ula’nın sınırlarında yükselmekte olan Gaia Rüzgâr Enerji Santralı (RES) projesi, uzun süredir devam eden bir tartışma konusu olmuştu. 2009/7 sayılı genelge ile yeniden gündeme gelen bu proje, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın onayından sonra Danıştay’ın iptal kararıyla bir kez daha duraksadı. Ancak sahadaki çalışmaların devam etmesi, projenin kaderini belirsizleştiren önemli bir gelişme oldu.

Son olarak yayımlanan raporda, 20 türbinin mekanik kurulumunun tamamlandığı belirtildi. Bu durum, projenin ilerleme kaydettiğini gösteriyor. Ancak, kesilecek ağaç sayısı konusunda teknik rapor ile ÇED ana metninde önemli farklılıklar tespit edildi. Bu durum, projenin çevresel etkilerinin tam olarak belirlenip belirlenmediği konusundaki tartışmaları daha da alevlendirdi.

Bursa Teknik Üniversitesi Orman Mühendisliği Bölümü’nden Prof. Dr. Ali İhsan Kadıoğulları tarafından hazırlanan teknik raporda, ilk ÇED sürecindeki 12 bin 470 ağaçlık hesap, 7 bin 630 ağaca indirgenmiş. Raporda türbin montaj alanları, şaltdepolama alanı ve ulaşım yollarında 33.99 hektarlık müdahale alanı için 7 bin 630 ağacın kesileceği hesaplanmış. Ancak, ÇED ana metninde bu sayı 14 bin 945 ağaca yükseltilmiş. Bu farklılık, projenin çevresel etkilerinin nasıl değerlendirildiğini ve hangi verilerin dikkate alındığını gösteriyor.

Projenin çevresel etkilerinin en çok hissedildiği yerlerden biri, türbin süpürme alanları. 36.15 hektarlık alandan yalnızca 9.5 hektarlık bölümünün kullanılacağı, 26.66 hektarlık bölümünün korunacağı ve bu alandaki 4 bin 745 ağacın kesilmeyeceği savunulmuş. Ayrıca, yeni tanımlanan Fritillaria ozgeana bitkisinin korunması için türbin yerlerinin değiştirilmesi veya bitkinin taşınması önerilmiş. Son dosyada ise türbin konumlarında anlamlı bir değişiklik görülmezken, bitkinin tohumlarının toplanıp bireylerinin taşındığı belirtilmiş. Bu durum, projenin çevresel hassasiyetlere yeterince dikkat edilmediği yönünde endişeleri artırıyor.