İstanbul Beykoz’da 2016’da Arif Ahmet Denizolgun’un vefatı sonrası başlayan ve ‘yalan tanıklık’ iddialarıyla şekillenen karmaşık soruşturmada, Nurettin Demirkol’un adı yeniden gündeme geldi. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, Demirkol hakkında tutuklama talebi sulh ceza hakimliğine sevk edildi ancak hakim, kuvvetli suç şüphesi bulundurma gerekçesini kabul etmeyerek serbest bırakılmasına karar verdi.
Olayın merkezinde, Denizolgun’un ölümünün şüpheli olduğuna dair ihbarın yapılması yer alıyor. AA’nın haberine göre, Demirkol’un bu ihbarı yapması, soruşturmanın seyrini değiştirdi. Savcılığın hazırladığı sevk yazısında Demirkol’un, 26 Ağustos’ta yemin ettirilerek verdiği ifadede, ihbarın detaylarını bilmediğini, Denizolgun’un kendisine doktor olduğunu söylemediğini ve ölümün şüpheli olmadığını belirttiği kaydedildi. Ancak, Beykoz Riva Polis Merkezi Amirliğinin 155 Acil Çağrı ihbarı çözüm tutanağı, Demirkol’un ihbarı yaptığını, kendisini ailenin hekimi olarak tanıttığını ve ölümün şüpheli olduğunu vurguladığını gösteriyor. Bu çelişkili bilgiler, hakim tarafından dikkatle değerlendirildi.
Dosya kapsamında yapılan HTS raporları ve diğer tanıkların ifadeleri, Demirkol’un verdiği bilgilerin olay yerindeki kişiler ve üçüncü şahısların varlığına dair zamanlamayla önemli ölçüde uyuşmadığını ortaya koydu. Şüpheli sıfatıyla yeniden ifadesi alınan Demirkol, kendisine yöneltilen çelişkili sorulara “hatırlamadığını” savunarak genel ifadelerle yanıt verdi. Bu durum, mahkemenin Demirkol’un tanıklığının güvenilir olmadığına dair kanaate varmasına neden oldu.
Mahkeme, Demirkol’un üzerine atılı suçun işlendiğine dair kuvvetli suç şüphesinin varlığını ve tutuklama nedenlerini dikkate alarak “yalan tanıklık” suçundan tutuklanması talebini kabul etmedi. Bu karar, soruşturmanın devam ettiğini ve Denizolgun’un ölümünün ardındaki gerçeğin aydınlatılmaya çalışıldığını gösteriyor. Eylül 2016’da vefat eden Denizolgun’un ölümünün şüpheli olduğuna dair iddialar ve yapılan otopsi işlemlerinin yeniden incelenmesi amacıyla fethi kabir kararı alınmıştı. Otopsi sonucunda ‘şüpheli ölüm’ tespit edilirken, Alihan Kuriş gibi diğer şüpheliler hakkında ‘adam öldürme’ suçundan soruşturma devam ediyor.