Eski Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin eski başkanı Melih Gökçek’in adı soruşturma sürecine girdiğinde, geçmişte dile getirdiği iddialarla ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Arınç, bu süreçte hem savcıların çağrısına koşulsuz yanıt verdiğini vurguladı hem de soruşturmanın yönelimine dair şüphelerini dile getirdi. Açıklamasında, tanık sıfatıyla sorulara cevap vermeye hazır olduğunu, ancak 2017 sonrası yaşanan olaylarla ilgili doğrudan bir bağlantısı olmadığını belirtti.
Arınç, savcıların kendisine ‘Buyurun, tanık sıfatıyla size şunları soracağız’ şeklinde bir talepte bulunması durumunda koşa koşa gelmeye hazır olduğunu ifade etti. Bu ifade, ceza avukatlığı geçmişiyle birlikte, tanıklık yapmaya yönelik istekliliğini ve hukuki sorumluluk bilincini gösterdi. Ancak, soruşturmanın mevcut çerçevesinde, 2015 öncesine ait olaylarla ilgili soruların ağırlığını hissettiğini ve bu konuda kafa karışıklığı yaşadığını belirtti. Arınç, yaşanan olayların karmaşıklığı ve duyusal unsurların hukuki süreçteki değeri konusundaki farklılıklar nedeniyle, kesin bir değerlendirme yapmaktan kaçındı.
Sözcü'ye yapılan açıklamada, Arınç, soruşturmanın neden Melih Gökçek’in 2015’teki ‘Parsel Parsel’ tartışmasına odaklandığına dair bir açıklama yapamadığını, “Ah, onu bir bilebilsem, bir bilebilsem…” diyerek bu durumu kabul etti. Bu ifade, soruşturmanın karmaşıklığını ve Arınç’ın, olayların tam olarak neyi ifade ettiğini anlamakta zorluk çektiğini gösterdi. Ayrıca, Arınç’ın bu noktada itirazında bulunması, soruşturmanın potansiyel olarak yanlış yönlendirilmiş olabileceği şüphesini de beraberinde getirdi.
Son olarak, Arınç, Gökçek’in 2015’te yaptığı açıklamaları ve ‘paralel yapının kucağında oturmuş’ suçlamalarıyla ilgili olarak, 8 Haziran’dan itibaren ömrü vefa ederse bu konularda konuşmak istediğini hatırlattı. Ancak, 2017 sonrası yaşanan olaylarla ilgili doğrudan bir rolü olmadığını ve sadece duyularla elde edilen bilgilerin hukuki süreçte yeterli olmayabileceği konusunda dikkatli olduğunu vurguladı. Arınç’ın bu açıklamaları, Melih Gökçek soruşturmasının karmaşıklığını ve hukuki süreçteki belirsizlikleri gözler önüne serdi.