Yayınevlerinin ve çevirmenlerin arasındaki hukuki çekişme, kitap dünyasındaki yaratıcılık ve ifade özgürlüğü tartışmalarına yeni bir boyut kazandırıyor. Cumhuriyet Gazetesi’nde yer alan son gelişmeler, özellikle “Çeviri Ahlakı ve Sel Yayınları” başlıklı yazı, yayınevinin ve çevirmen Sanem Işıl Aytuğ’un itibarını hedef alan iddiaları gündeme getiriyor. Özdemir İnce’nin, Marie Darrieussecq’in “Truismes” adlı eserinin yeniden yayınlanmasında yayınevinin yer aldığı argümanı, çevirmenin kadın olması ve kitabın başlığındaki “domuz” kelimesiyle ilgili iddialarıyla dikkat çekiyor.

“Truismes” adlı eser, Fransızca’da “dişi domuz” anlamına gelen “Truie” kelimesini kullanarak yaratıcı bir metafor oluşturuyor. Bu kelime oyunu, kitabın farklı dillere çevrilmesi sırasında da korunmuş. İngilizce’ye “Pig Tales” (Domuz Öyküleri), Danimarka’ya ise “Kvinden der blev til en gris” (Domuza Dönüşen Kadın) gibi başlıklar konulmuş. Ancak Özdemir İnce, bu başlığın Sanem Işıl Aytuğ tarafından “keşfedildiğini” iddia ederek, yayınevine yönelik eleştirilerini savunuyor. İnce’nin, kitabın 55., 100. ve 105. sayfalarındaki kahramanın kendisini “dişi domuz” olarak tanımlaması, iddialarının temelini oluşturuyor.

Yayınevi ve çevirmen, İnce’nin iddialarının temelsiz olduğunu ve Sanem Işıl Aytuğ’un yetkin bir çevirmen olarak itibarını zedelemeye yönelik bir girişim olduğunu savunuyor. Ayrıca, İnce’nin dava sürecinde tek taraflı bir mesajlaşma yaptığı ve yargılamayı etkileme amacı taşıdığı vurgulanıyor. Yayınevinin, hukuki süreçlerin sağlıklı bir şekilde ilerlemesini ve kamuoyunun doğru bilgilere ulaşmasını sağlamak adına, İnce’nin yazısındaki bazı ifadelerin dikkatli bir şekilde değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor. Ülker İnce’nin aynı eseri farklı yayınevleri için çevirmiş olması ve başlığın aynen korunması da, yayınevinin iddialarını destekliyor.

Bu tartışmanın yanı sıra, Eğitim Sen’in 25-29 Ağustos tarihlerinde düzenlediği 6. Demokratik Eğitim Kurultayı da önemli bir detay içeriyor. Kurultayda eğitim sistemindeki sorunlar, laik eğitim mücadelesi, anadili temelli eğitim, eğitimde toplumsal cinsiyet eşitliği ve yapay zekânın eğitim üzerindeki etkileri gibi konular kapsamlı bir şekilde ele alınmış. Bu kurultayın ortaya çıkardığı değerlendirmeler ve önergeler, yayınevi ve çevirmen arasındaki hukuki çekişmenin daha geniş bir toplumsal bağlamda değerlendirilmesine katkıda bulunuyor. Yayınevinin, Sanem Işıl Aytuğ’un itibarını zedelemeye yönelik iddialarının, eğitim alanındaki önemli tartışmaların da içine karıştırılmasını istemediği açıkça görülüyor.