TBMM’nin nabzını tutan Genel Kurulu’nda, 18 Haziran 2026 tarihinde Türkiye ve Suudi Arabistan arasında imzalanan Yenilenebilir Enerji Santrali Projelerine İlişkin Hükümetlerarası Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi’nin tartışma sürecinde beklenmedik bir durum ortaya çıktı. Elektronik oylama sisteminin yetersiz kaldığı anlarda, gelen pusula oylamasına katılan milletvekillerinin salonda olup olmamasıyla ilgili belirsizlikler, Meclis iç tüzüğündeki boşlukları ve potansiyel sorumlulukları yeniden gündeme getirdi. Oylama sırasında genel kurulda bulunmayan 60 milletvekilinden sadece 4’ünün salonda olduğu tespit edilmişti.

CHP Gaziantep Milletvekili Hasan Öztürkmen, bu durum üzerine TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un yanıtlaması istemiyle soru önergesi hazırladı. Öztürkmen, “sahte oy pusulası” olarak değerlendirdiği oylama sürecinde, genel kurul salonunda olmayan milletvekillerinin imzası taklit edilerek ‘sahte oy’ kullanılmaya çalışıldığını iddia etti. Önergesinde, TBMM Başkanı Kurtulmuş’a, oylamada hangi milletvekillerine ait sahte pusulaların kullanıldığı, imzaları atan kişiler ve TBMM Başkanlığı’nın bu olayla ilgili yaptığı inceleme ve uygulanacak yaptırımlar hakkında detaylı bilgi talep etti. Öztürkmen, bu tür bir olayın Meclis İçtüzüğü ve disiplin uygulamaları kapsamında ne gibi adımları gerektirdiğini sorguladı.

TBMM Başkanvekili Bekir Bozdağ, yanıtında, elektronik cihazlarla yapılan oylamalarda sistemle uyumsuzluktan kaynaklanan sorunlar nedeniyle, milletvekillerinin üzerlerinde ad, soyad, seçim bölgesi ve imzalarının bulunduğu pusulaları Başkanlık Divanı’na vererek oylamaya katıldıklarını hatırlattı. 31 Mart 2016 tarihli Mutabakat Metni’nde yer alan hükümler çerçevesinde, elektronik cihaza girenlerin yeterli sayıya ulaşamadığı durumlarda, pusula gönderen milletvekillerinin isimleri okunarak genel kurulda olup olmadıkları tespit ediliyordu. Bozdağ, bu durumda pusula ile katılan milletvekillerinin genel kurulda bulunup bulunmadıklarının Başkanlık Divanı tarafından belirlendiğini, ancak bu tespit sürecinde belirli bir zaman dilimi bulunduğunu vurguladı. Bu süre içerisinde milletvekillerinin kulise çıkması veya genel kuruldan ayrılması gibi durumların söz konusu olabileceğini belirterek, oylama ve yoklama için pusula gönderilen milletvekillerinin genel kurulda bulunmadığı tespit edilirse, bu pusulaların oylama veya yoklamalarda dikkate alınmayacağını açıkladı.