Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı'nın koordinasyonlarıyla yürütülen hassas soruşturma, dönemin Tuncay Sonel’in gözaltına alınmasına zemin hazırladı. Erzurum Şehir Hastanesi'nde yapılan rutin sağlık kontrollerinden sonra, ağır güvenlik tedbirleri altında adliyeye getirilen Sonel, uzun saatler süren savcılığa verdiği ifadelerin ardından, ‘suç delillerini imha etme, gizleme veya değiştirme’ suçlamasıyla nöbetçi sulh ceza hakimliği tarafından tutuklama kararına sevk edildi. Bu karar, soruşturmanın derinleşmesi ve yeni delillerin ortaya çıkması beklentilerini artırmaktadır.

Soruşturmanın başlangıç noktası olan Gülistan Doku vakası, 2020'de Tunceli'nde kaybolan üniversite öğrencisi Gülistan Doku’nun ailesinin yaşadığı büyük endişeyi ve arama çabalarını hatırlatmaktadır. Aile, kızlarının ortadan kaybolmasının ardından Diyarbakır'dan Tunceli'ye gelerek güvenlik güçlerine kayıp başvurusunda bulunmuş, ancak başlatılan kapsamlı arama çalışmalarından herhangi bir sonuç alınamamıştı. Bu durum, vakayla ilgili kapsamlı bir soruşturma başlatılmasına ve sonrasında birçok şüphenin ortaya çıkmasına yol açmıştır.

Güncellenen bilgiler ışığında, Tuncay Sonel başta olmak üzere 15 şüpheli, “kasten öldürme”, “cinsel saldırı”, “suç delillerinin gizlenmesi-yok edilmesi” gibi ciddi suçlardan hakkında yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınmıştır. Bu tutuklamalar arasında, Gülistan Doku’nun SIM kartındaki verileri sildiği iddia edilen eski bir polis memuru, Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi ve eski İl Özel İdaresi çalışanı gibi çeşitli figürler de yer almaktadır. Ayrıca, vakayla bağlantılı olduğu düşünülen birçok kişiye yurt dışına çıkış yasağı kararı verilerek adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştır.

Bu karmaşık soruşturma, Gülistan Doku vakasının ardındaki gerçekleri ortaya çıkarmayı hedeflemektedir. Tutuklanan şüphelilerin ifadeleri ve elde edilen deliller, soruşturmanın seyrini değiştirebilecek önemli ipuçları sunabilir. Bu gelişmeler, hem ailenin umutlarını artırırken, hem de adalet arayışının sürmesi gerektiğini hatırlatmaktadır. Soruşturmanın sonuçları, Tunceli’deki ve Türkiye genelindeki adli süreçler açısından da önemli bir referans noktası olacaktır.