İletişim Başkanı Burhanettin Duran, son açıklamalarıyla CHP'nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik yaptığı iddialara karşı güçlü bir duruş sergiledi. Duran, bu iddiaların sadece ‘mesnetsiz’ olmadığını, aynı zamanda siyasi arenada kabul edilemez bir iftira olduğunu vurgulayarak, iftira üzerinden algı yaratma çabasını şiddetle reddetti. Bu durum, iktidar cephesinde gerilimlerin tırmanmasına neden olurken, siyasi arenanın nabzının tutulduğu bir anı oluşturdu.
Duran, özellikle CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in kullandığı dilin, parti içinde bile şüphe uyandıran, hatta neredeyse pasif bir duruşa sürükleyecek kadar ‘utanç vesikası’ olduğunu savundu. Bu ifade, Özel’in iddialarının sadece siyasi bir hamle olmadığını, aynı zamanda parti içindeki delegasyonları da etkileyecek potansiyele sahip olduğunu ima etti. Durum böyle olunca, iktidar cephesi bu türden söylemlere karşı daha dikkatli ve sert bir tavır sergilemeye başladı.
Duran, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Gazze ve Filistin meselesindeki duruşunu da özellikle belirterek, bu konuda gösterdiği kararlılığı ve Netanyahu hükümetine yönelik sert tepkilerini vurguladı. Bu söylem, Türkiye'nin uluslararası arenadaki duruşunu ve mazlumların yanında yer alma konusundaki kararlılığını yeniden teyit ederken, aynı zamanda Filistin'e yönelik desteği güçlendirme amacını taşıdı. Bu noktada, dış politika stratejisinin önemli bir parçası olarak kabul edilen bu yaklaşım, hükümetin itibarını da korudu.
Son olarak, Türkiye’nin dış politika duruşuna ilişkin Duran’ın ifade ettiği, ülkenin ‘mazlumların yanında, zalimlerin karşısında’ durma misyonunu bir kez daha hatırlattı. Bu misyon doğrultusunda, Türkiye’nin adaleti ve hakkaniyeti savunmaya devam edeceğine dair güçlü bir mesaj gönderdi. Bu mesaj, özellikle Türkiye’nin uluslararası ilişkilerindeki rolünü ve dünya siyasetindeki konumunu güçlendirme amacını taşıyor.”} p>