Türkiye Dışişleri Bakanlığı, Yunanistan Balıkçılık Denetim Müdürlüğü'nün, Ege ve Doğu Akdeniz'deki deniz alanlarında yetkisiz olarak yayınladığı haritalar ve bu haritalara dayalı olarak belirlediği ‘yasak bölgeler’ konusundaki tutumunu net bir şekilde ortaya koydu. Bakanlık, bu tür uygulamaların, Türkiye'nin deniz hakları ve meşru çıkarlarını ciddi şekilde tehdit ettiğini vurgulayarak, bu tür eylemlerin 'yok hükmünde' olduğunu açıkça ilan etti. Bu durum, iki ülke arasındaki hassas dengeleri daha da zorlu hale getiren bir gelişme olarak değerlendiriliyor.
Açıklamada, Yunanistan’ın, uluslararası hukuka aykırı, hayali deniz sınırları çizerek, Türk balıkçılarının meşru faaliyetlerini engellemeye yönelik girişimlerinin kabul edilemez olduğu belirtildi. Türkiye, bu tür unilateral ve gayrihukuki uygulamaların, Ege ve Akdeniz’de var olmayan deniz sınırlarını belirlemeye yönelik çabalarını şiddetle kınadı. Bakanlık, bu türden uygulamaların, bölgedeki istikrarı ve güvenliği tehdit ettiğini ve uluslararası hukuk çerçevesinde çözümlerin bulunmasının aciliyeti üzerinde durduğunu ifade etti.
Türkiye, bu bağlamda, 7 Aralık 2023 tarihinde imzalanan ‘Dostane İlişkiler ve İyi Komşuluk Hakkında Atina Bildirgesi’nin uygulanması gerektiğini hatırlatarak, Atina’nın bu bildiriyi ihlal ettiğini savundu. Bakanlık, Atina’nın, uluslararası hukuk, hakkaniyet ve iyi komşuluk ilkeleri çerçevesinde, sorunların çözümü için samimi ve kapsamlı bir yaklaşım sergilemesini beklediğini vurguladı. 'Dostane İlişkiler ve İyi Komşuluk Hakkında Atina Bildirgesi'nin, iki ülke arasındaki ilişkilerin temelini oluşturduğunu ve bu bildirgenin ihlalinin, ilişkilerde ciddi bir krize yol açabileceğini de ima etti.
Türkiye, Yunanistan'ın bu tür uygulamalarının, uluslararası hukuka aykırılığına ve bölgedeki gerilimi tırmandırabileceğine işaret ederek, Türk balıkçılarının meşru faaliyetlerine herhangi bir müdahalenin kabul edilemez olduğunu bir kez daha vurguladı. Bakanlık, Türkiye'nin, uluslararası hukuka ve tarihi haklara dayalı olarak, deniz haklarını koruma konusundaki kararlılığını sürdüreceğini ve bu konuda gerekli tüm adımları atmaya hazır olduğunu bildirdi. Bu durum, Ege ve Akdeniz'deki deniz sınırları konusundaki hassasiyetin ve gerilimin artmaya devam edebileceğine işaret ediyor.