Türkiye ekonomisi, 2026 yılının ikinci çeyreği için yapılan değerlendirmelerde, önceki dönemlere kıyasla belirgin bir büyüme potansiyeli sergiledi. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıklamasına göre, Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH) geçen çeyrekteki performansı ile birlikte, ülke ekonomisine canlılık getiren önemli veriler ortaya koydu.

Yıllık bazda, GSYH’de %2,3’lük bir artış kaydedildi. Bu artış, yılın ilk çeyreğinde (%2,5) gözlemlenen büyüme ile birlikte, ekonominin genel olarak toparlanma sürecine işaret ediyor. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış GSYH ise, bir önceki çeyreğe kıyasla %1,1’lik bir yükselişle dikkat çekti. Bu durum, tüketici harcamalarındaki ve iş aktivitesindeki iyileşmenin etkilerini yansıtıyor.

Sektörel analizlerde, tarım sektörünün %13,3’lük yüksek büyüme oranı öne çıktı. Bu başarı, tarım alanındaki yenilikçi yaklaşımların ve destekleyici politikaların sonuçlarını gösteriyor. Bilgi teknolojileri, kamu hizmetleri ve sağlık gibi diğer sektörlerde de orta düzeyde büyüme kaydedilirken, inşaat sektörü gerileme trendini sürdürdü (%1,9 düşüş). Bu durum, sektördeki yatırım eksikliğinin ve yapılandırma sorunlarının bir yansıması olarak değerlendirilebilir.

Ekonomik göstergeler de bu büyüme trendini destekliyor. Cari fiyatlarla GSYH %36 artış gösterirken, dolar bazında 438 milyar 347 milyon dolara ulaştı. Yerleşik hane halklarının harcamaları, devlet harcamalarındaki değişiklikler ve mal/hizmet ihracat/ithalat dengesi gibi faktörler, ekonominin genel performansını şekillendiriyor. İşgücü ödemelerindeki artış ve net işletme artığı/karma gelirdeki yükseliş, ekonomik aktivitenin güçlendiğini gösteriyor. Bu veriler, Türkiye ekonomisinin gelecekteki büyüme potansiyeli hakkında önemli bir tablo çiziyor.”}