CHP kulislerinde yaşananlar, partinin geleceği için karmaşık bir tablo çiziyor. İki ayı aşkın süredir devam eden istifeler ve iç çekişmelerin ardından, Kılıçdaroğlu'na yönelik yeni bir deklarasyonun hazırlanması, partideki dinamikleri yeniden şekillendirme potansiyeli taşıyor. Bu hamle, Kılıçdaroğlu'nun liderliğine olan inancı yeniden tazelemek mi, yoksa parti içindeki muhalefetin sesini daha da yükseltmek mi, henüz net değil.
TBMM'deki istikrarın bozulduğu CHP'de, 24 Temmuz'daki Özgür Özel'in YENİ Parti'ye geçişiyle birlikte yaşanan karmaşa, parti içindeki kırılmaları derinleştirmişti. Elazığ Milletvekili Gürsel Erol'un seçimden çekilme kararı gibi olaylar, parti içinde rahatsızlık yaratırken, grup toplantılarındaki düşük katılım da Kılıçdaroğlu'na yönelik artan baskıyı gösteriyor. Bu gergin atmosferde, yeni bir deklarasyonun duyurulması, parti içindeki dengeyi değiştirebilecek bir hamle olarak değerlendiriliyor.
Deklarasyonda, CHP kurultayının yılbaşından önce yapılması, Kılıçdaroğlu'nun kurultayda aday olmaması ve demokratik bir yarışın sağlanması gibi konuların yer alması bekleniyor. ‘Üçüncü Yolcu’lar olarak bilinen grupların, Kılıçdaroğlu ve Özgür Özel arasında arabuluculuk yapmaya çalıştığına rağmen bölünmeyi önleyememesi, parti içinde yaşanan çaresizliği gözler önüne seriyor. Şimdi ise, bu bölünmeyi aşmaya yönelik yeni bir adım atılıyor.
CHP'nin genel başkan adayları arasında Ali Öztunç, Müslim Sarı ve diğer isimlerin dahil olmasıyla birlikte, kurultay takviminin ve Kılıçdaroğlu'nun adaylığının netleşmesi, partideki sayıyı değiştirebilir. Bu saygın değişimler, adayların birbirine destek vermesi veya belirli bir adayın etrafında toplanması gibi senaryoları beraberinde getirebilir. Kılıçdaroğlu'nun bu deklarasyonla ne yapacağı, CHP'nin geleceği için kritik bir dönüm noktası olacak.”} p>