İçişleri Bakanlığı, ülke güvenliğine önemli katkı sağlayan, kapsamlı bir operasyonun meyvesini açıklamaya geldi. Bakanlık, uluslararası ve ulusal güvenlik güçlerinin koordinasyonlarıyla yürütülen başarılı çalışmalar sonucunda 65 farklı suçlunun, yurt dışında bulunurken yakalanarak Türkiye'ye geri getirildiğini duyurdu. Bu operasyon, organize suç örgütlerinin ve uyuşturucu ticareti yapanların etkisini ciddi bir şekilde kırma potansiyeli taşıyor.
Operasyonun merkezinde, kırmızı bültenle uluslararası düzeyde aranan 27 şüpheli yer alıyordu. Bunlar arasında, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, mala zarar verme, kasten öldürme, uyuşturucu ticareti, hırsızlık, dolandırıcılık ve çeşitli suç örgütlerine üye olma suçlarıyla suçlanan M.Y., İ.A., T.F. gibi isimler bulunuyordu. Ayrıca, ulusal düzeyde aranan 38 şüpheli de başarılı bir operasyonla yakalanarak Türkiye'ye iade edildi. Bu isimler arasında N.K., M.A., H.Ö. gibi isimler yer alıyordu.
Operasyonun gerçekleştirilmesinde, EGM'nin Interpol-Europol Daire Başkanlığı, Adalet Bakanlığı görevlileri, KOM, İstihbarat ve Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlıkları, Siber, Asayiş ve TEM Daire Başkanlıkları gibi kurumların koordineli çalışması büyük önem taşıyordu. Operasyonlar, Gürcistan, Almanya, Belçika, Avusturya, Bosna Hersek, Ukrayna, Yunanistan ve Kuzey Makedonya gibi ülkelerde yoğunlaştı. Yakalanan şüpheliler, farklı suçlardan, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve tehditten, nitelikli cinsel saldırı ve canavarca hisle öldürmeye kadar geniş bir suç yelpazesini kapsıyordu. Operasyonun ardından, bakanlık tarafından yapılan açıklamada, operasyonun başarıyla tamamlanması için seferber edilen tüm kaynakların ve personelin değerli katkılarından bahsedildi.
Operasyonun ardından, Adalet Bakanlığı, bu operasyonun, organize suç örgütlerine ve uyuşturucu ticareti yapanlara karşı kararlı duruşun bir göstergesi olduğunu vurguladı. İçişleri Bakanlığı, bu tür başarılı operasyonların devam edeceğini ve ülke güvenliğinin sağlanması için gerekli tüm önlemlerin alınacağını belirtti. Aksaray'da yaşanan bir olayda, otizmli kızı nedeniyle darp edilen Emine Özcan'ın hikayesi ise adalete olan inancını pekiştirmiş ve bu operasyonun sadece suçluların yakalanmasıyla sınırlı kalmadığını, aynı zamanda adalet sistemine olan güvenin de güçlendiğini gösteriyordu.”}**