İstanbul Adalet Bakanlığı tarafından yürütülen kapsamlı bir soruşturma, sonrasında Haluk Levent’in Yunan adalarına kaçış planının gün yüzüne çıkarılmasıyla geniş bir dikkat odağına girdi. Bakan Akın Gürlek, bu karmaşık operasyonun perde arkasını TRT Haber’e aktarırken, soruşturmanın başlangıç noktası, elde edilen deliller ve Levent’in kaçış çabaları hakkında detaylı bilgiler paylaştı. Bu süreçte, finansal hareketler ve farklı soruşturmaların bir araya gelmesi, olayın karmaşıklığını daha da artırmıştı.
Soruşturmanın ilk aşaması, Şile Belediyesi’nde yaşanan operasyonlarla ve Berkant Acil’in adı gibi bir figürün ortaya çıkışı ile başlamıştı. Berkant Acil, Haluk Levent’in üvey kardeşi olup, belediyelere konser ve reklam organizasyonları yaparak gelir elde eden bir şirketle ilişkiliydi. Yeliz Kaya isimli bir başka isim de bu soruşturmanın içine dahil olmuştu. Yeliz Kaya’nın Ahbap Derneği ile bağlantısı daha sonra ortaya çıkmış ve büyük miktarlarda para transferleri yapılmasıyla dikkat çekmişti. Bu transferlerin, 1 milyar, 5 milyar gibi önemli miktarlarda olduğu ve büyük ölçüde Haluk Levent’e aktarıldığı belirtiliyordu. Savcılar, bu durumun şüphelere yönelik bir inceleme başlatmak için önemli bir tetikleyici olduğunu vurguladı.
Operasyonun merkezinde, MASAK raporları ve bu raporlarda ortaya çıkan finansal trafiğin yer alması, soruşturmanın daha da karmaşık hale gelmesine neden olmuştu. Yeliz Kaya’nın Ahbap Derneğinde herhangi bir resmi pozisyonu bulunmaması ve dernek hesabından kendisine yapılan transferler, savcılar için önemli bir ipucu sunmuştu. Bu durum, soruşturmanın genişletilmesine ve farklı soruşturmaların bir araya getirilmesine zemin hazırlamıştı. Ayrıca, Haluk Levent’in Portekizli bir mankenle uyuşturucu kullanımıyla ilgili itirafçı beyanları da soruşturmanın önceliğini belirlemişti. Bu itiraf, Haluk Levent’in yurt dışına kaçış planını daha da aciliyetle gündeme getirmişti.
Haluk Levent, 12 Temmuz’da yurt dışına çıkış yapmak üzere havalimanına gittiği sırada, İstanbul Başsavcılığı tarafından belirlenen çıkış yasağı nedeniyle yakalanmıştı. Telefonunu kapatarak kaçma girişimi yapmıştı. Savcılar, Levent’in İzmir’den tekneyle Yunan adalarına kaçmayı planladığını tespit etmişlerdi. Bu kaçış girişimi sırasında, Levent’in yanında Muzaffer isimli bir şahıs bulunuyordu. Muzaffer, henüz yakalanamamıştı ve olay, Adalet Bakanlığı’nın titiz takibi ve operasyonel yetenekleriyle çözüme kavuşturulmuştu. Bakan Gürlek, bu operasyonun, savcıların ve jandarmaların koordineli çalışmasının bir sonucu olduğunu vurgulayarak, soruşturmanın gizliliğini koruma ve şüphelinin güvenli bir şekilde yakalanma hedeflerine ulaşıldığını ifade etti.