Ekonomik arenanın içinde yaşanan ani bir sarsıntı, yatırımcıların portföylerine derin izler bıraktı. 15 Eylül’den 14 Ekim’e uzanan bir aylık süreçte, Borsa İstanbul’da (BIST 100) yaşanan sert düşüşler, halka arz fonlarındaki değer kaybı ve bireysel emeklilik sistemlerindeki portföylerde gözle görülür bir gerileme meydana geldi. Bu dönemde, BIST 100 endeksi, 14 bin 235 puandan başlayan inişli trende devam ederek 12 bin 118 puanda zirve yaptı.
Endeks, piyasadaki belirsizliklerin ve yatırımcıların riskten kaçınma stratejilerinin etkisiyle 30 Eylül’de 11 bin 947 puana kadar gerilemiş, aynı zamanda BIST 30 ve XUTUM endekslerinde de benzer düşüşler yaşandı. Halka Arz Endeksi ise yaklaşık %60.1 oranında bir değer kaybıyla dikkat çekti. Bu durum, piyasadaki genel bir güven eksikliğinin ve yatırımcıların risk iştiharı azaldığının bir göstergesi olarak yorumlandı. Bu süreçte, bireysel emeklilik fonları da etkilenerek ortalama getirilerde %2.7’lik bir düşüş yaşandı, hisse senedi fonları %8.6 ve katılım hisse senedi fonları %10.3 oranında değer kaybetti.
Fon portföy büyüklüğündeki yaklaşık 44 milyar liralık düşüş, piyasadaki tasfiye işlemlerinin yoğunluğunun bir sonucu olarak ortaya çıktı. Özellikle düşük likiditeli hisselere yoğunlaşan bu tasfiye işlemleri, küçük yatırımcıların zararını artırarak, piyasanın kırılganlığını daha da belirginleştirdi. Gündoğdu Gıda, Odine ve Tera gibi bazı hisseler, değerlerinin onda birine kadar düşerek yatırımcıların büyük kayıplar yaşamasına neden oldu. Bu durum, piyasadaki likidite sorununu ve yatırımcı güvenindeki azalmayı da gözler önüne serdi.
Bu krizin temelinde, operasyon öncesinde aşırı yükseltilmiş ve düşük işlem hacmine sahip olan hisselerin bulunması yattı. Tasfiye edilen fonların portföylerinde yoğunlaşan bu hisseler, sert düşüşe maruz kalarak yatırımcıların zararını artırdı. Borsada yaşanan bu sarsıntı, piyasadaki risk yönetimi stratejilerinin önemini ve yatırımcıların piyasa dalgalanmalarına karşı daha dikkatli olmasının gerekliliğini bir kez daha ortaya koydu.