Ukrayna temsilcisi Shakhtar Donetsk, Avrupa futbolunun en prestijli turnuvası olan Şampiyonlar Ligi'nde ilk kez sahaya çıktı ve beklentileri aşan bir performans sergileyerek Yunan temsilcisi AEK'yı 3-1 mağlup etti. Bu tarihi galibiyet, Arda Turan'ın teknik direktörlük macerasının ilk adımı oldu ve taraftarlarının coşkusunu gözler önüne seren bir sonuçlandı.

Maçın ilk dakikaları AEK'nin baskılı oyunuyla başladı. 3. dakikada yaşanan tehlikeli an, Lovro Majer'in direğe yaptığı şutla sonuçlandı. Ancak Shakhtar Donetsk, oyuna adapte olurken uzaktan şutlarla rakip kaleyi yokladı. 9. dakikada Alisson Santana'nın uzun şutu, kaleci Brignoli tarafından kornere çevrilerek AEK'nin öne geçmesine engel oldu. Bu durum, Shakhtar Donetsk'in oyuna daha istekli bir şekilde girmesine neden oldu.

Yarısına yakın sürede skor avantajını AEK'nin lehine olan maçın 28. dakikasında Shakhtar Donetsk, Lovro Majer'in golle dengeyi getirdi: 0-1. Kısa süre sonra Filipe Relvas'ın penaltıdan bulduğu golle skora eşitlik getirildi: 1-1. Bu golün ardından maçın temposu yükseldi ve iki takım da gol için baskı kurdu. 80. dakikada Vinicius Tobias'ın golü ile Shakhtar Donetsk öne geçmeyi başardı ve 2-1 avantajını yakaladı. Maçın son dakikasında Gleiker Mendoza'nın golü skoru ilan etti: 3-1.

Bu galibiyetle Shakhtar Donetsk, Şampiyonlar Ligi'ndeki ilk zaferini elde ederken, Arda Turan'ın teknik direktörlük kariyerine de başarılı bir başlangıç yaptı. Özellikle, Atletico Madrid'deki 12 yıl önceki Stamford Bridge zaferiyle paralellik kurması, maçın atmosferini daha da anlamlı hale getirdi. Bu zafer, Shakhtar Donetsk'in Avrupa'da rekabet edebilecek güçte olduğunu gösterirken, Arda Turan'ın liderliğindeki ekibin gelecekteki performansları için de önemli bir dönüm noktası oldu.