Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, uzun süren çatışmanın ardından barışın nasıl inşa edileceğine dair önemli bir yol haritası sunarak, Azerbaycan ile yapılacak anlaşmanın temelini oluşturan bir öneride bulundu. Paşinyan'ın bu yaklaşımı, sadece sınırların belirlenmesiyle sınırlı kalmayıp, aynı zamanda uzun vadeli istikrar için kritik bir zemini oluşturmayı hedefliyor. Başbakan, video aracılığıyla yaptığı açıklamada, Ermenistan'ın coğrafi gerçekleriyle uyumlu, adil ve sürdürülebilir bir barışın mümkün olduğunu vurguladı.
Paşinyan'ın önerisinin merkezinde, ‘toprak takası’ fikri yer alıyor. Bu strateji, Alma-Ata Deklarasyonu'nun prensiplerine uygun olarak, her iki tarafın da aynı büyüklükte topraklarını paylaşmasını öngörüyor. Anklav ve eksklav sorununa çözüm olarak, sınırların her iki tarafında da bu yapılar bulunmamasına dikkat çekiliyor. Bu, sadece coğrafi bir zorluğu ortadan kaldırmakla kalmayıp, aynı zamanda iki ülkenin birbirlerine karşı olası hak iddialarını da ortadan kaldırarak, barışın temelini güçlendirmeyi amaçlıyor. Paşinyan, bu yaklaşımın, ‘tam olarak denk gelen’ bir değişimle, her iki tarafın da toprak kaybı yaşamadan, geleceğe yönelik güvenli bir zemin oluşturacağını savundu.
Bu teklif, sadece sınırların belirlenmesi ve toprak takası ile sınırlı kalmıyor. Paşinyan, TRIPP (Zengezur Koridoru) projesi çerçevesinde tüm yolların ve ulaşım hatlarının açılmasını, aynı zamanda Ermenistan ve Azerbaycan arasındaki iletişim hatlarının da açık olmasını talep etti. Bu, iki ülkenin ekonomik ve sosyal entegrasyonunu teşvik etmeyi ve bölgedeki ticaretin yeniden canlanmasını sağlamayı hedefliyor. Ayrıca, Paşinyan, iki ülke arasında herhangi bir hak iddiasında bulunulmamasını ve Karabağ, Gardman, Şirvan, Nahçıvan veya “Batı Azerbaycan” gibi geçmişte tartışılan konuların yeniden gündeme gelmemesini talep etti. Bu, barış sürecinde güven ortamının oluşturulmasının önemini vurguluyor.
Paşinyan'ın bu görüşmeleri, Türkmenistan'daki Azerbaycan Cumhurbaşkanı ile yaptığı toplantılardan elde ettiği sonuçlara dayanarak şekillendirdiği bir strateji olarak da değerlendiriliyor. Başbakan, barışın bu şekilde şekillenebileceğine dair bir ‘ön izleme’ sahibi olduğunu belirtiyor. Bu, uluslararası arenada önemli bir destek ve bölgedeki diğer aktörlerin de bu sürece dahil olmasına zemin hazırlayabilir. Paşinyan'ın bu boldurarak önerisi, Ermenistan-Azerbaycan barış sürecinde yeni bir dönüm noktası olabilir ve bölgedeki istikrar için önemli bir adım atılmasına katkı sağlayabilir.