Lübnan'ın güney kesimlerinde gerilim, uluslararası müzakerelere rağmen tırmanışa geçti. İsrail güçlerinin, henüz yürürlüğe giren çerçeve anlaşmasına rağmen, Lübnan'ın Sırbin ve Zıbkin Vadisi bölgelerine yönelik yoğun topçu ateşiyle hedef aldığı iddiaları, bölgedeki istikrarsızlığı daha da artırıyor. Bu durum, ülkede yerinden edilmiş insan sayısını yükselterek, insani krizi tetikleme riskini beraberinde getiriyor.
Sağlık yetkilileri, İsrail ordusunun Bint Cubeyl ilçesindeki Hadasa beldesine gerçekleştirdiği hava saldırısında, 4 yaşındaki bir çocuk da dahil olmak üzere iki sivilin yaralandığını bildirdi. Bu olay, ateşkesin ihlali olarak değerlendiriliyor ve Lübnan halkının güvenlik kaygılarını daha da artırıyor. Bölgede yaşanan bu çatışmalar, uluslararası toplumun arabuluculuk çabalarına rağmen çözüme ulaşmanın ne kadar zorlu olduğunu gözler önüne seriyor.
2 Mart'ta başlayan ve ardından onlarca beldeyi etkisi altına alan İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırıları, ülkenin güneyindeki yerleşim yerlerini kaosa sürüklemişti. Lübnan hükümeti, bu saldırıların sonucunda 1 milyonun üzerinde insanın yerinden olduğunu duyurarak, uluslararası camianın acil müdahalesini talep etti. Ancak İsrail, varılan çerçeve anlaşmasına rağmen, saldırılarını sürdürüyor, bu da bölgede yeni bir güvenlik boşluğu yaratıyor.
Öte yandan, 26 Haziran'da ABD'nin arabuluculuğunda imzalanan “çerçeve anlaşması”nın uygulanması konusunda ciddi bir ilerleme kaydedilemiyor. Anlaşmanın ana maddesi olan İsrail'in Lübnan topraklarından kademeli olarak çekilmesi, henüz gerçekleşmedi. Bu durum, bölgedeki gerilimin tırmanmasına ve Lübnan halkının güvenliğinin tehlikeye girmesine neden oluyor. Mevcut koşullar, Lübnan’ın geleceği ve bölgedeki istikrarı için ciddi riskler oluşturuyor.”}p>”